En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Çocuk ve Aile Dergisi 2001

Article Index
Çocuk ve Aile Dergisi 2001
Sayfa: 2
Sayfa: 3
Sayfa: 4
All Pages

ÇOCUK ve AİLE Dergisi

(2001 Temmuz sayısı s.26-29)

 

Mor Çiçekli Bir Sarmaşık Gibi…

 

Neden çocuk kitapları yazmayı tercih ettiniz?

         Yeteneğimin çocuklar için yazmak olduğu keşfini kendi başıma yaptığımı söyleyerek övünebilmeyi çok isterdim, ancak kendiyle ilgili ayrıntıları fark etmekte çoğu kez gecikmiş bir insan olduğumu itiraf etmeliyim. Edebiyat alanında ‘çocuklara yazmak’ tercihini en başından bu yana, ben koymuş değilim. Benim tutkunu olduğum, yalnızca ‘yazmak’tı. Yazmak... Her türde yazabilirdim. Tek benden yazmam istensin...

         İzmir Amerikan Koleji’nden mezun olup İstanbul’a taşındığımda, ilk işim bir dergide çalışmaya başlamak oldu. Hani ‘ne iş olursa yaparım’ derler ya, ben de ‘ne verirseniz yazarım’ dercesine çok çeşitli yazılar yazdım: Röportaj, köşe yazısı, çeviri, moda yorumu, şiir, öykü, ev idaresi, yıldız falı...

         Çocuk kitapları yazmaya başlamam, kendi çocuklarımın doğumundan sonra oldu. Yani o güne kadar ben zaten yazıyordum ama, özellikle çocuklar için yazmam konusunda beni zorlayan, kendi çocuklarım oldu. O zamanlar küçük oğlum Alper iki buçuk yaşındaydı ve benden sürekli masal anlatmamı istiyordu. Ama hangi kitaba uzansam, hangisini okumaya kalkışsam, onu bir türlü memnun edemiyordum. Ağlıyor, zırlıyor, dinlememek için kulaklarını tıkıyordu. Birgün çaresizlik içinde sordum, “Hem masal anlat diyorsun, hem hiçbirini dinlemiyorsun. Peki sen hangi masalı istiyorsun? ” “Ben kertenkele masalı istiyorum!” diye yanıtladı. Onca masal bilirdim, içlerinde bir tane bile kertenkele masalı olduğunu hatırlamıyordum. Onu susturmak için oracıkta bir masal yaratmak zorunda kaldım: ‘Küçük Kertenkele’. Daha sonra diğer masallar çıktı birer birer ortaya.              

         Aslında neredeyse her masalın, yaratılma aşamasında kendine ait ilginç bir öyküsü vardır ki, inanın her biri kendi başına ayrı birer masal olabilir...

*Çocuk dilini nasıl bu kadar iyi biliyorsunuz?

         Aslında ‘dili’ iyi biliyorum ve iyi kullanıyorum, tek neden budur. Yoksa çocuk dili ve yetişkin dili diyerek, bilinçli bir ayırım yapmıyorum. Günlük dilimi kullanıyorum. Yazım hatası kalmaması ve dilin şiirini yakayıp yakayamamamış olduğumu kontrol etmek için basıma girmeden önce üç-beş kez değil, on-on beş değil, yüzlerce kez tekrar tekrar okuyorum.

         Sanıyorum, dili iyi kullanabilme özelliğimi, Howard Gaardner’in 83’te yayımladığı Çoklu Zekâ Teorisi’yle ortaya koyduğu yedi zekâdan özellikle ‘kişilerarası’ zekâyı kullanıyor olmama borçluyum. İsteğe bağlı bir seçim değil, kişiliğimin doğal bir özelliği olarak, kişilerarası iletişimde başarılı olduğumu düşünüyorum. Gelişmiş empati duygumun bir yansıması olarak, düşüncelerimle birlikte dilimin de karşımdaki insana göre doğal bir değişime uğradığını fark ediyorum. Hani bir çocukla konuşurken sesinizin tonu, mimikleriniz, sözcük seçiminiz, konuya bakış açınız, hatta yüz ifadeniz nasıl değişirse benim de yazarken karşı karşıya olduğum okur kitlesine göre yüz ifadem, yazımın tonu, sözcük seçimlerim de buna göre kendiliğinden değişiyor.

         Ancak bu, çocuklarla, ‘Aguu aguu, gala gala guuuu,’ türünde içeriksiz muhabbete dönüşen ciddiyetsiz bir değişim değildir elbette. Çocuklar ciddiye alınmayı, birey olarak kabul görmeyi hak ederler. Onları ciddiye almazsanız, onlar da sizi ciddiye almazlar; ister yazar olun, ister öğretmen, ya da anne-baba… Karşımda öyküyü ya da masalı paylaştığım okur, bir bakıma ‘ben’imdir. O yaştaki ben... Bu nedenle, o yaşın beklentilerini, ihtiyaçlarını çok iyi bilirim. Onları düş kırıklığına uğratmam.        

         Ben okurlarımla karşı karşıya olduğumda, kendimle karşı karşıyaymışım gibi hissederim ve büyük bir sorumluluk duyarım. Okurlarıma, kendime olduğum kadar içten ve dürüst olurum.

         Dilimdeki sade zenginlik sanırım bundandır.

         İçi dolu bir bohça gibidir sözcükler; bohçanın kenarlarını her açışta yeni renkler yansıtır, yeni ışıklar yakar okurun belleğinde, iç dünyasını zenginleştirir, yaşama bakış perspektifini genişletir. Yazarlığın anlamı budur.

         Bu güzel dili nasıl öğrendiğime gelince... İlkokul öğretmenime ve kolejdeki Türkçe öğretmenlerime gönül borcum vardır. Çünkü edebiyatı seven ve öğretmenliği tutkuyla yapan bu güzel insanlardır, bana dili öğreten.

Kitaplarınız daha çok hangi yaş grubuna hitap ediyor?

         Ben kendimi ‘masal yazarı’ olarak çerçeveleyip bir kenara koymuştum yıllar önce. Ama bir de baktım, çerçeveye falan aldırmamış, ergenlik dönemi için öyküler yazmışım. Derken ilkgençlik için serüven romanı... Yetişkinler için öyküler... Kendimi durduramadım. İçimden taşan coşkun sel, kime sesleniyorsa, onunla dost oldum.

         2-4 yaş için Ben Minicik Bir Bebektim adlı iki kitabım var. 57 masal kitabım, 3-10 yaş için... En Matrak Canavar Öyküleri serisi 5-9, Kızım/Oğlum serisi 8-14 yaşa sesleniyor. Süper Gazeteciler adlı serüven romanı 10-15 yaş gençler için. Beni Bırakma Hayat ve İki Ucu Yolculuk adlı öykü kitaplarım ise, yetişkinlere...

         Aralarda kalan birkaç yıllık boşluğu saymazsak (0-2) ve (15-18), sanırım her yaşa yazdım.

         Çocuk kitaplarımın bir özelliği de, gerek masalların, gerekse öykülerin, yalnız çocuklara değil, anne-babalara da seslenebilmesi. Okudukları kitaplarda karşılaştıkları kavramsal değerleri, yaşamı zenginleştiren derinlikleri çocuklar derhal farkediyor; onların beklentileriyle örtüşen bu kitapları anne ve babalarına da okutarak sözcüklerin ardındaki anlamı paylaşıyorlar. Okul öncesinde ise, kitapları zaten öğretmenler ve anne-babalar çocuklara okuduğundan, yaşamla sağlıklı iletişimi sağlamada kitapların yararını kendileri görebiliyorlar.



Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.