En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Yeni Gündem Gazetesi - 2001

Yeni Gündem Gazetesi

 2001

Çocuk edebiyatı konusunda Türkiye’de yeterli özen gösteriliyor mu?

         Kitap, içeriği, görselliği ve diliyle, bir bütündür. Bu bütünü yakalayan kitaplar  var, bu çok sevindirici. Ancak ne yazık ki çoğunda, bir çocuk kitabında olması gereken bütünlüğün biri ya da ikisiyle yetiniliyor. Böylece, görüntüsüyle mükemmel olduğu izlenimi veren bir kitabı alıp bakıyorsunuz, dili kötü. Dili iyiyse, mantığı hatalı. Bazen görsel niteliği de, içeriği de çok iyi görünüyor; ancak çocuk kitabı formunda hazırlanmış olmasına rağmen okuduğunuzda çocuk kitabı olmadığını görüyorsunuz.

         Dile ustalıkla hakim düzeltmenlere, bir kitabı bütünlük içinde görüp  değerlendirebilen editörlere kesinlikle ihtiyaç var. Ben yazdım, o bastı, oldu bitti, olmamalı. Kitap bir sanattır. Bütünüyle estetik değerlerin gözetilmesi gerekir, aksi halde edebiyatı sanat dallarından biri olmaktan çıkarıp ticaret metası kategorisine sokmamız gerekir!

         Çocuk okurlar pek ciddiye alınmıyor. Sanılıyor ki, dildeki bozukluklar, resimle içeriğin uyumsuzluğu gibi konular ayrıntıdır ve çocuklar bunları nasıl olsa fark etmez. Oysa en keskin eleştirmenler çocuklardır. İnanın, en dikkati çekmez görünen yazım hatalarını bile onlar bulur. Konudaki boşlukları, mantık hatalarını onlar fark eder. Zaten bu durumda kitabı okumayı bırakıyorlar. Biz yetişkinler de sanıyoruz ki, çocuklar kitap okumayı sevmiyorlar. Hayır, bu doğru değil. Çocuklar onlara sunulan can sıkıcı, niteliksiz kitapları okumayı sevmiyorlar, tek gerçek bu.

         Yazarı, illüstratörü, grafikeri, editörü, düzeltmeni, filmcisi, montajcısı, matbaacısı, ciltçisi, herkes bir ekip halinde özenle çalıştığında  çok iyi şeyler üretilebiliyor. Okuduklarım içinde, özenle basılmış kitaplar da var. Bu kitapları yaş gruplarına göre listeleyip kayda alıyorum.

Herkes çocuk kitabı yazabilir mi?

         Aslında herkes yazabilir de, önemli olan okutmak! Bence yazmaktan da, hatta kitabı satmaktan da önemlisi, “okutmak”. Kitabın okunması için ille satılması da gerekmiyor, çünkü çocuklar sevdikleri kitapları aralarında değiş tokuş yapıyorlar, paylaşıyorlar, birbirlerine anlatıyorlar... Kitap, paylaştıkça çoğalan bir zenginliktir; bu zenginliği okura sunabilecek en önemli özellik, yazın yeteneği (konu, kurgu, dil) ile görsel malzemenin (illüstrasyon, grafik, kâğıt cinsi, yazı karakteri, kitap ebadı vs.) uyum içinde bütünleşmesidir.

         Kuşkusuz, anne ve babalar, çocuklarıyla olan iletişimlerinde, her gün bir kitap yazabilecek öykülerle dolup taşarlar. Hatta bu öyküleri, masalları her gün çocuklarına anlatır, kendi sözlü edebiyat arşivlerini oluştururlar. Ancak, çocuk kitabı yazmak için, yalnızca ilginç konulara sahip olmak yeterli değildir. Dili iyi kullanmak, kurguyu  sağlam kurmak, mantık boşluklarından kaçmak ve bu mükemmel bileşimi yazı yeteneğiyle birleştirerek ve görsel nitelikle de destekleyerek, ortaya bir eser koyabilmek gerekir.

         Bilmem herkes çocuk kitabını bu kadar ciddiye alarak yazacak sabrı gösterebilir mi?

Pedagoji eğitimi gerekli mi?

         Çocuk sahibi olmak ve onu iyi yetiştirmek, hayatın içinde gerçek bir sınavdır aslında. Her anne baba, çocuk yetiştirdiği süre içinde, terminolojik olmasa da, deneysel olarak pedagojik bir formasyondan geçer.

         Bana sorarsanız, yetişkinler için kitap yazanların psikolog olması gerekmediği gibi, çocuk kitabı yazarlarının da pedagog olması gerekmez. Eğer insanın psikolojik yapısını tanımıyorsa, bir yazar zaten yazar olamaz ki!

         Howard Gardner’ın 1983’te yayımladığı “Frames of Mind” (Zekânın Çerçevesi) adlı kitabında ortaya attığı MI teorisi (Çoklu Zekâ), insanda 7 çeşit zekâ bulunduğunu vurguluyor. Buna göre, insanları anlamayı ve onlarla iletişim kurmayı sağlayan “interpersonal intelligence” (kişiler arası zekâ) ile, kendini anlamaya yönelik “intrapersonal intelligence” (kişi için zekâ), matamatik ya da dil zekâsı kadar önemli.

         Ben, başarılı her yazarda, dil zekâsının yanısıra, bu iki duygusal zekânın bulunduğuna inanıyorum.

         Çocuk kitapları yazmak için, çocuğu iyi tanımak, onun zihinsel gelişimini izleyebilmek, gelişim sürecindeki duygusal çalkantılarını ve ilgi alanlarını bilmek, algılama sınırları hissedebilmek ve bu bilinci özgün yazarlık coşkusuyla dile getirebilmek gerekir.         

         Benim görüşüme göre, yazarlık bir yetenektir, öğrenilmez. Çocuk kitabı yazarının raslantısal olarak pedagog olması yazara artı değerler katacak bir kazanımdır, ancak bilgisayar mühendisi, muhasebeci ya da bir dalgıç olmasından farklı değildir. Kişinin içinde, enerjisini, ışığını ve renklerini okuruna aktarabilecek yazarlık ruhu yoksa, hiçbir meslek ona yazarlık değerlerini kazandıramaz, ancak mesleğinde ve mesleğiyle ilgili eğitsel metinleri aktarmada başarılı bir uzman olabilir.

Siz neden çocuk kitapları yazıyorsunuz?

         Ben hayatım boyunca yalnızca yazı yazmak istemiştim aslında, çocuk kitaplarına yönelişim bir rastlantıdan başka bir şey değil...

         Henüz ortaokuldayken, hatıra defterime büyüdüğümde yazar olmak istediğimi yazmıştım. Ancak çocuklar için yazacağımı algılamam, çok uzun yıllarımı aldı. Önce Hayat Mecmuası, Elele Dergisi gibi dergilerde çalıştım, yıllarca yetişkinler için yazdım. Elele’de, yetişkinler için 16 sayfalık bir ek dergi hazırladım. Bir şiir kitabı hazırladım. Şarkı sözleri yazdım.

         1989 yılında, yani 37 yaşındayken, çocuklarımın ısrarı karşısında onlara yeni masallar kurgulamak zorunda kalışım ve çocuklarla iletişimdeki içtenliğimi ve coşkumu kitaplara taşımayı başarabilmem, beni çocuklar için yazmaya yönlendirdi. Bugün yetişkinler için biri “Beni Bırakma Hayat” adlı bir öykü kitabım, bir de 1981’de basılmış şiir kitabım var. Öte yanda, çocuklar için yayımlanmış, öykü, masal, oyundan oluşan, 70 kitabım var! Bir de ilkgençlik dönemi için serüven romanı yazdım; sonbaharda yayımlanacak. 1981’den bu yana 73 kitap...

         Diyorum ki, belki de ben çocuk mantığından, çocuksu coşkudan kurtulup hiç büyüyemedim, çocuk kitabı yazmam da bundan.

 


+ 0
+ 0

Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.