En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Ankara Kültür ve Sanat Rehberi - 2002

ANKARA Kültür ve Sanat REHBERİ

röportaj: Pınar Göksan Aker

2002

 

İki Ucu Yolculuk... Nerden nereye bu yolculuk?

AYTÜL'LE KİTAPLAR ARASINDA

 

Hayat, bir yolculuğun başı mı yoksa sonu mu, bunu söylemek mümkün olsa keşke... Bir yolculuktan gelip de bir başka yolculuğa başlayana kadar geçen bir bekleme süresinde miyiz yoksa? Bazen sevinçlerle, bazen hüzünlerle dolu bir bekleyiş; yarınları, yarından sonraki günleri... Beklentilerimizi karşılayacağını umduğumuz günler, nedense hep gelecek günlerdir. Bir sonrakine, bir sonrakine derken... Zaman yolculuğunun bir başka dönemecine geliyoruz farkına bile varamadan.

Yaşam da bir yolculuk; yaşamın öncesi ve sonrası da... “İki Ucu Yolculuk”, yaşam ve ölümün iki arasında hayatın hep var olduğunu anlatıyor. Biz bir dairenin çevresinde mi dönüp duruyoruz, iki ucu olmayan? Bunu da bilemiyorum. Bilmediğim ne çok şey olduğunu anlatmak istedim bu başlıkla belki de...

Öyküleriniz, kendiyle barışık bir kadın kahraman aracılığıyla okurlara umut dağıtıyor. Bu kahraman biraz da sizsiniz galiba...

Çok sıradan şeyler bile insanda büyük duygu çağrışımları yapıyor, küçücük şeyler için bile büyük tutkular yaşanabiliyor; ben bunları vurgulamayı seviyorum. Aslında büyüklüğü yaratan olayların kendisi değil, algılayışdaki duyguların yoğunluğudur.

Benim kendimle barışık olduğum doğrudur; bu iç dinginliğini ve huzuru, okurlarıma da aktararak, umutlarını canlı tutmak amacım. Kitabı kapattıklarında, derin bir nefes alıp hayatı hissetsinler isterim. Pencereden ufka baksınlar, kapıdan fırlayıp sokaklarda dolaşsınlar, geçmiş yanılgılarını düşünüp gülsünler, gelecek başarılarına inansınlar... Hayatın yaşanır olduğunu bilip, onu başkaları için de yaşanır kılmaya özensinler.

Öykülerimde, kahramanların çevresindeki insanların da duyguları ve bakış açıları işlenir. Hayata sarılırken, tek olmadığımızı, bizim gibi başkalarının da aynı olayları farklı duygularla yaşayabileceğini ve kendimize tanıdığımız özgürlük ve hoşgörüyü, başkalarına da tanımamız gerektiğini vurgulamak içindir kahramanı tek başına bırakmayıp hep çevresiyle var etmek.

İç huzuru besleyen ana damardır, özgürlük. Kendimizi ancak gerçekten özgür hissettiğimizde kavrarız “içsel özgürlüğün” yaşamdaki yerini ve önemini. Bu duyguyu başkalarının da yaşaması gerektiğine olan inancımız canlanır o zaman, bizi başkalarının yaşamlarına saygılı olmayı öğretir. Çevremiz birbirlerinin özgürlüklerini kısıtlayarak kendi özgürlük alanlarını genişlettiğini sanan zavallılarla doludur. Oysa, kim ki başkasının özgürlüğünü çalmaya çalışıyor, en büyük tutsak odur aslında.

Gerek çocuk kitaplarımda, gerekse yetişkinler için yazdığım öykülerde, kahramanlar hep “birazcık” da benim; doğrudur. Her yere burnumu sokmaya bayılırım. Ne kadar uzak durmaya çalışırsam çalışayım, kahramanla birbirimizi tanıdıkça, birbirimize benzemeye başladığımızı fark ederiz. Elimde değil. Bu beni çok eğlendiriyor. Kahramanlarımın kimliklerinde var olmayı sürdürmek, sonsuzluğa açılan bir yolculuk biraz da....

Beyaz Çiçekli Şapka, Çiçek Kokuları, Mavi Ortancalar, Sardunyalar, Bir Kucak Yaprak, adını ve çağrışımlarını doğadan alan öyküleriniz... Yazar, doğada ne buluyor kendine?

Doğa, beni çocukluğumdan beri çok etkilemiştir. Büyülü bir sonsuzluktur doğa. Hayatı besleyen ölümsüzlük iksiri...

İlk kitabım “Beni Bırakma Hayat”da da öykü başlıkları doğadan alınmıştı. Bu kitabımda, doğanın yanı sıra,  yaşamı da vermek istedim; zamanı simgeleyen yolculuk çağrışımlarıyla doğanın renklerini birarada kullandım. Beyaz Çiçekli Şapka, Çiçek Kokuları, Mavi Ortancalar, Sardunyalar, Bir Kucak Yaprak, doğanın kokularını ve renklerini çağrıştırır; güzelliğini, büyüleyiciliğini aktarır. Öykü isimlerinde, yolculuk boyunca renkleri, kokuları, çiçekleri, ışıkları yitirmeden, hayatı tüm çağrışımlarıyla yaşamayı dileyiş de vurgulanıyor bir bakıma.

Kitaptaki diğer öyküler, yolculukla ilgili. Bir baştan bir başa yol alırken, akıp giden zaman içinde var oluşumuz... : İki Ucu Yolculuk, Zaman Yolcuları, Yol boyu Işıklar, Kahve Molası, Gökyüzünde Uçuşmalar... Bu isimler, zamanı, yolculuğu ve hayatı çağrıştırırken, yine yaşamı güzelleştiren kokuları, ışıkları ve renkleri taşıyor içeriğinde. Hepsi bilinçle seçilmiş olduğu halde, beni de şaşırtacak bir uyumla, öykülerle örtüştüler...

'Türkiye', 'kadın' ve 'yazar' sözcüklerini yan yana getirince neler uyanıyor sizde?

Ülkemizde yazarlığı sürderebilenler, ya ısrarcı yazar heveslileridir, ya da içinde doğuştan var olan yazarlık ve yaratıcılık ruhunu bir türlü yok edemediği için ille de yazmak zorunda kalan gerçek yazarlardır. Türkiye’de yazarlık, çok büyük maddi ve manevi sıkıntılar içinde kalmayı göze almak demektir. Gerçek yazarının varlığını bile fark edemeyen devlet birimleri, kendi eş dostunun çalakalem yazdığı dosyalara maddi destek sağlarken, aslında ülke kültürüne ne büyük zarar verdiklerinin, gelişmeyi sürekli geciktirdiklerinin farkında bile değiller.

Yazar bir de kadınsa eğer... Yandı gülüm keten helva! Öncelikle yazmak için zaman bulmakta büyük sıkıntılar çekecektir. Çocukları ve eşiyle ilgilenecek, onların işlerini ve düzenini aksatmayacak, mutfak ve ev sorumluluklarını tamamladıktan sonra, bir de kendi düzenli işi varsa, sabah akşam onu sürdürecek. Eh, “boş” vakti olursa, yazı yazacak... Sanki yazmak, üç-beş dakikaya sığacak bir el-işi çalışmasıymış gibi...

Kadın olmak, yalnızca yazarlıkta değil, her meslek dalında zor aslında. Bunu söylemek de, yazmak da benim canımı sıkıyor. Kadınlar zaten çektikleri sıkıntıları ve nedenleri biliyor, kafalarına kakmanın bir yararı yok diye düşünüyorum. Erkekleri ise, yaşanmadıkça anlaşılamayacak bu baskı ve rahatsızlıkları anlamamakla suçlamanın bir yararı yok.  Geçelim bu konuyu, herkes kendi yaşamına biçilen rolü sürdürsün.

Çocuk edebiyatına kazandırdığınız 75  kitabın ardından ara vermeye hazırlandığınızı duymuştum. Artık kaleminiz hep yetişkinlerin dünyasında mı gezinecek?

Yok yok, yetişkin dünyasında gezinmek değil... Bilemiyorum. Galiba çok yoruldum. Yıllardır yaşamımı çocuklara ve kitaplara adadım. Belki artık geriye çekilip, yaptıklarımı uzaktan izleme isteğini yaşıyorum. Biraz da... Maddi ve manevi tüm birikimlerimi kitaplara aktardım. Dinlenmeyi hak ettiğimi düşünüyorum, ama doğrusu kendime bir ceza gibi veriyorum bu dinlenmeyi, ödül olarak değil. Bu ülkede, otorite ve karar noktalarındaki insanlar, olanakları hâlâ yeteneksiz eş-dostuyla paylaşmayı kurnazlık olarak görüyorlarsa, ben burada ne arıyorum diye kendi kendimi sorgulamaya başladım; bunu da itiraf etmem gerek.

Yetmiş beş kitabın ardından değil, seksen dört kitabın ardından dinleneceğim. Siz daha bu satırları dergide yayımlamadan, piyasaya ilköğretim birinci kademeye seslenen yeni bir öykü kitabım çıkacak: Babam Duymasın. Ozalitleri şu anda elimde... Ayrıca, dörder kitaplık iki yeni dizi hazırlıyorum. Bu sekiz kitabın projesini yıllar önce yapmıştım. Bugünlere kadar doğru zamanı yakalamak için bekledim. Öncelikle, okurların okuma düzeyinin yükselmesi gerekiyordu. Uçanbalık kitaplarıyla, 2-15 yaş arası büyük bir kitleye kitabı sevdirdiğimizi, okuma kültürünü geliştirdiğimizi, çocukların düşünsel gelişimlerinde ve algılarında bir fark yarattığımızı düşünüyorum. Artık okurlarımız, yeniliklere hazırlar; bekliyorlar...

İkinci nedeni ise, çok maliyetli bir proje olması. Bu kitapları hazırlamaya başladım ama hâlâ kendi kendime soruyorum, “Türkiye” için zamanı geldi mi, yoksa bir on yıl daha beklemem gerekir mi... Bu kitaplardan sonra, resimli kitap hazırlamak istemiyorum. Yalnızca öyküleri ve Süper Gazeteciler adlı serüven romanlarını sürdürmek istiyorum.

Sözümü tutar mıyım? Bunu bilemiyorum işte. Bir renkli ben, bir de ışıklı bir yazar var içimde; durmadan çekişip duruyor, yaşamı başkaları için de aydınlatmaya çalışıyoruz.

Doğru mu yapıyoruz?

 


+ 0
+ 0

Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.