En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Akşam-lık - 2002

Akşam-lık

Akşam Gazetesi eki

2002

 

Yeni Bin Yılda Çocuk Edebiyatı

        

Hayal gücü, bilimsel gelişmelerin ilham kaynağı olduğu gibi, sanatın vazgeçilmez büyülü iksiridir. Hayal gücü olmasaydı eğer, ne bir uçak koltuğunda bulutlara tırmanır, ne düşsel dünyanın kucağında yıldızlara ulaşırdık.

Çocuk edebiyatı var mı yok mu tartışması, var olanın incelenip anlaşılmasına ket vurdu uzun yıllar boyunca. Edebi zenginlikleri kuşaktan kuşağa aktaran klâsiklerin hemen hepsi, çocuklar için yazılmamış olmasına karşın, çocuklar için derlenip yayımlandıkça, kuşkulara kesin yanıt olarak kabullenildi ve aykırı sesler susturuldu. Ancak, bilimsel gerçeklerin, uzun çalışmalar ve deneylerin ardından bir çığ gibi tüm dünyaya durdurulamaz bir egemenlikle yayılması gibi, edebiyatın da gücüne karşı konulamazdı. 'Çocuğa göre' kavramını içinde barındırdığından edebiyatın ilk basamakları olan çocuk yazınının gerçekliği ve gerekliliği, baharda kırları kaplayan papatyalar, gelincikler, mineler gibi doğaya yayılırken, edebiyatın içinde yerini buldu.

Çocuk okuruyla birlikte yetişkin okurlara da renkler, ışıklar, sevinçler katabilen kitaplardır, çocuk kitapları...  Yalnızca çocuklar tarafından değil, yetişkinlerce de okunup beğeniliyorsa eğer, işte o, gerçekten "iyi" ve "nitelikli" bir çocuk kitabıdır. Oysa, büyüklerin dünyasının imgeleri ve diliyle yazılmış nitelikli bir yetişkin kitabı, çocuklara aynı zenginliği kazandıramaz; yetişkinler için güzel olsa da, çocuklar tarafından okunması istendiğinde, geleceğe kazandırılacak bir okurun daha, okuma kültüründen uzaklaşmasına neden olur.

Hans Andersen'in ve Grimm kardeşlerin derlemelerinden, Küçük Prens'ten, Heidi'den, Polyanna'dan, Don Kişot'dan bu yana,  çocuklarımıza edebiyatın tadını verirken, gerek iç, gerekse dış yapısı açısından 'çocuğa göre' kavramını layıkıyla okuruna sunan çağdaş kitapların hâlâ yazılıp yayımlanıyor olması, yeni bin yılda da hayal gücüne olan gereksimimizi vurguluyor. Öte yandan, zaman sürecindeki karşı konulmaz değişimin giderek artan gücünü ve beklentilerini de ortaya koyuyor.  

50'li yıllardan 90'lı yıllara, çocuk edebiyatının gelişimi, bir kaplumbağanın kahvaltı için yola çıkıp da, ancak akşam yemeğine yetişebilmesi kadar ağır bir devinim içindeydi. Oysa, 90'lı yıllardan sonra, çocuk kavramının da hızlı değişimiyle birlikte, onlu yıllarla değil, birli yıllarla tanımlanabilecek, gözle görülebilir bir değişim rüzgârıyla, yelpazenin bir ucundan ötekine savruldu.

Bu hızlı değişimin bir sonucu olarak, edebiyatın çocuklara yeni ve çağdaş seçenekler sunması kaçınılmazdı. Böylece, son yirmi yıl içinde çocuk kitapları, tenceredeki mısır taneleri gibi, birbiri ardına çiçek gibi açılarak ve kapağı zorlayarak, uçsuz bucaksız bir mısır tarlasının ürünüymüşçesine ardı arkası kesilmeksizin, atlaya zıplaya gün ışığına çıktılar.

Çocukları keşfeden yazarlar, onlarla daha sıcak bir yazınsal iletişim kurdu, sağlıklı bir okur-yazar ilişkisi geliştirdi.

Ülkemizde son yıllarda hızla gelişen çocuk yazınının, kimi birkaç kitapla, kimi onlarca kitapla anılan yazarlarının, 'çocuğa göre' yazma sorumluluğunu yüklenmenin yanı sıra, pek de kolay yol alınamayan dikenli bir yolda, birçok sorunu göğüsleyerek, yaşamlarını da 'çocuklara göre' yönlendirdikleri bilinmelidir. Öte yanda, yapıtların ülkemizin ekonomik ve sosyal koşullarına ayak uydurması zorunluluğu da, yazarların yolu üzerindeki çalıların hemen ardındaki uçurum gibidir. Hayal gücüne ve yaratıcılığa sınır getiren de, bu zorunluluklardır hiç kuşkusuz...   

Çocuk kitaplarında dikkat çekici bir konu, ülkemizde, bir ya da iki kitapla, yazın hayatında önemli yer edinmenin yollarının kapalı oluşudur. Geçmişte, bir tek kitabın bile ne kadar önemli olduğu bilinir ve yazar o tek kitabıyla -elbette eğer kitap hak ediyorsa- ilgi ve destek bulabilirdi. Okuma kültürünü yüzyıllardır hiç aksatmaksızın sahiplenmiş olan toplumlarda hâlâ da böyledir. Ancak ülkemizde okurla yazar arasındaki köprüyü kuranlar, kitapları teker teker değil, diziler halinde okurlara ulaştırmayı daha kolay bir yol olarak seçmişlerdir.

Kimi kez yazarlar, öykülerini bir ya da iki kitaba sığdıramaz, ilhamın sürüklemesiyle yazılanlar, kendiliğinden bir diziye dönüşür. Çoğu kez de, tercihin ve siparişin bu yönde olması nedeniyle, kitaplar daha yazılırken beşlik, onluk planlanıp, yayınevine teslim edilir.

Kitapları okura ulaştırmada söz sahibi olanların amacı farklı da olsa, dizilerin, okura büyük bir kolaylık sağladığı kuşkusuzdur. Okur, beğendiği bir kitaba ulaştığında, dizinin sonraki kitaplarını da alarak, severek okuyacağı kitapları garantilemiş olur.

Bu nedenle, son yirmi yıldır çocuk edebiyatına yapıtlarıyla katılmış olan hemen hemen tüm yazarların, tek tek hazırlanmış kitaplarının yanı sıra, dizileri de vardır. Sipariş üzerine yazılmamışsa eğer, çoğunlukla bir ucu açık dizilerdir bunlar. Yazar, ilhamın izinde yeni bir kitap daha yazdığında, diziye ekler. Dizi de sayısal olarak büyümeyi sürdürür.

Farklı yazarların kitapları bile çoğu kez bir dizi çatısı altında toplanarak sunulur okurlara.

Artık tartışma dönemi sona erdi; çocuk kitapları, giderek artan bir grafik çizgisinde yazılıyor, yayımlanıyor ve okunuyor. Üstelik birer ikişer değil, beşer onar yazılıyor, onu-yirmisi aynı anda yayımlanıyor.

Çocuk yazınında son yıllardaki hızlı gelişimin nedenlerini, okur sayısındaki yükselişin yanı sıra, yazarların uzun yıllardır birikimlerini taşma noktasına kadar bekletmiş olmasında aramak da mümkün mü acaba?

Hiç kuşkusuz yarının çocuğu da bugünün çocuğundan farklı olacaktır. Gerçekçilik ile fantastik kurgu arasında geniş bir yelpazeye yayılan yazınsal alandaki gidiş gelişlerde, kısa bir süre sonra hiç kuşkusuz çeşitliliğin farklı bir boyutuna savrulacak okurun beğenileri, beklentileri.  Değişimi yakalayabilen ve "çocuğa göre" yazmayı sürdürebilen yeni ve çağdaş yazarlar, edebiyata yeni eserler kazandırmayı sürdürecek ve okuma kültürünün yerleşmesine, giderek daha büyük bir ivmeyle katkıda bulunacaklar.

 


+ 0
+ 0

Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.