En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy-teyze-5a
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

MaviADA Dergisi - 2006 - Sayfa: 2

Article Index
MaviADA Dergisi - 2006
Sayfa: 2
All Pages

 

Sözcüklerin büyüsüne hep inanmışımdır; onlar şifrelerini kendi kendilerine açarlar, gizleri yoktur aslında; algının gücüdür güvendikleri, hepsi bu...

Çocuk kitaplarının ejderhalara, devlere, cinlere, cadılara karşın, yine de gözle görülür bir ivmeyle bugünlere gelişi duyarlı davranan öğretmenlerin, yazarların, yayımcıların, dağıtımcıların, mucizesidir aslında; ben buna inandım. Piyasanın yozlaşan ve bayağılaşan koşullarına karşı durup da inatla bugünlere gelinebilmesi, tüm bu duyarlı insanların eseridir; kim bilir kaç kez sabır tahtalarının ucuna kadar yürüyüp de, köpekbalığı dolu denize atlama isteğiyle dolsalar, ve çok ağlasalar da...

Bu Kadar Zor Olmamalıydı!

Görünürde herkes çocuk kitaplarının değerini ve önemini bilir, bu yüzden de ülkenin bir ucundan öteki ucuna, dernekler, vakıflar, komiteler, özel okullar, devlet okulları, belediyeler, hemen herkes kitaplık kurma çabası içindedir. Gün geçmez ki yayımcıya bir mektup gelmesin, raflarımızı yaptık, masamızı sandalyemizi aldık, şimdi sıra sizde diye. “Ülkemizin çocuklarını ve gençlerini edebiyatla tanıştırarak aydın birer genç olarak ülke hizmetine katabilmemizi teminen, sayın yayınevinizden bağış kitap, falan filan”... Bu ülkede masa, sandalye ya da kitaplık raflarına ödenek bulunduğunu, ama kitaplara ödenecek paranın nedense hiçbir zaman bulunmadığını biliyor muydunuz? Yayımcılar, sanki kitaplarını hayrat olarak yayımlamak ve bağış olarak dağıtmak zorundadır; aksi takdirde bu ülkenin edebiyat tarihine, çocukların ve gençlerin, kitaplarla tanışamamalarının sorumluları olarak geçeceklerdir... 

İngiltere'de, kütüphanelerden alınıp okunan kitaplar için bile, yazara ve çizere, bir telif ücreti ayrılıyor. Bunun hesabı da her kütüphaneci tarafından, kitap, okur tarafından ödünç alındığında, sanatçının hanesine derhal kaydedilerek tutuluyor. (İstatistiki bir bilgi: 2002'de, 4.505.758 Pound tutarındaki bütçe, kütüphanelerde kitapları okunan 17,581 yazar/çizere, 2003’de ise 6.200.000 Pound, 19,064 yazar/çizere dağılmış.)

Birçok ülke, aralarında anlaşma yaparak, PRL (public lending right’1979) protokolü imzalamışlar. Bu protokole göre, her kütüphane, bu anlaşmaya dahil olan ülkelerin, raflarında kitapları yer alan sanatçılarını telif ödemesiyle doğrudan desteklemek zorunda. Bu da, yalnızca İngiltere'deki kütüphanelerden, 2003’te 19,064 dünya yazarına, okunma oranında bölüştürülen 6.200.000 pound anlamına geliyor! Bu yazarlar ve çizerler ayrıca, İngiltere’yle de sınırlı kalmayıp, protokole dahil ülkelerin kütüphanelerinden de yıllık telif ödemeleriyle onurlandırılıyor.

Yurt dışında çocuk kitabı yazarları, uzun bir zaman sürecinde yazılan bir kitaba karşılık, ancak kısa bir zaman sürecine yetebilecek yetersiz bir telifle yalnız bırakılmayıp, söyleşi ve imza davetlerinde aldıkları ücretlerle, medyada öykü ya da masallarının yayım haklarıyla, kütüphanelerde  ödünç alınan kitaplarına ayrılan bütçeyle, konferanslar, workshop çalışmalarından aldıkları ödemelerle, kendilerini yazmaya adayabilecek gerekli maddi desteği bulabiliyor.

Oysa bizim medyanın çocuk programlarında  bile yayımlanan öykülere, masallara telif ödemeye niyetli değildir yetkililer. Program hazırlayıcıları, kendi yazdıkları metinler için ücret alırlar kuşkusuz, ancak, sanatçıların basılı kitaplarından yararlanarak hazırladıkları programlar karşılığında, sanatçıya herhangi bir ödeme yapılmaz. Genel teamül, yazarın eserinden yararlanıldığında, o yazarın reklamı olur, bu da ona yeter düşüncesidir. Hani nerdeyse, ayrıca reklam ücreti bile istemediklerine sanatçılar şükretmeliler...

Medyada yazarların öykülerini, masallarını kullanmak bedavadır, kimi kez yapıtlarını kullandıklarını yazarlara haber bile vermezler.  Kimi kez, yazara haber verirler de, bunun nedeni çoğu kez, ellerinden kitaplarını bedava olarak kullanmaya izin verildiğine dair bir yazı almak içindir. Yazarlar, yapıtlarının nihayet bir televizyon kanalının, radyonun ya da bir başka yayının ilgisini çekmiş olduğu sevinci ve kıvancıyla bu izin belgesini imzaladıklarında, farkına bile varmadan, eserlerinin ömür boyu bedava yayımını bağışlamış olurlar. Belki farkına varırlar da, her kapının aynı dikenli yola açıldığını görmekten bezmiş olduklarından...

Bir çözüm formülü bekleyenler, düş kırıklığına uğramış olabilirler. Ancak çözümler, sözcüklerin büyüsünde gizlidir. Şifreleri çözmek için, görebilen gözler, sevebilen yürekler gereklidir.

Bahar gelir, yaza dönüşür. Yaz, sonbahara el verir. Sonbahar kışı çağırır. Ülkemizde sanatçı olmak, her mevsim kırık kanatla dolaşmaktır.  Uçmak için, ancak hayal dünyasının gücüne sığınmak gerekir ki, sanatçıların kırık kanata karşın inatla direnebilmelerinin nedeni budur zaten: Onların hayalleri, renklerini hiç yitirmeyen mevsimlerde, sonsuza dek uçar... 

Yollar var; kırlara, ormanlara açılır. Yollar var; bulutlar dokunur toprağına, çiçekler çiy damlalarıyla donanır. Yollar var; labirent gibi dolandırır, dolandırır; dolaşmaktan yıldırır.

Yollar ki kilim diye serdik zamanımızı, yollar ki "hayatın dikenli yollarında" yürütür bizi. Bu yollardan geçmek... Bu kadar zor olmamalıydı!

 


+ 0
+ 0


Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.