En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Anadolu Üniversitesi Yayınları 2007

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI

İLKÖĞRETİMDE ÇOCUK EDEBİYATI

2007

Dilidüzgün, Sever, Neydim

 

Sanatçı Bakış Açısıyla Çocuk Edebiyatı

 

Çocuklar için yazmak, öncelikle hangi duyarlıkların yaşama geçirilmesini gerektiriyor?

Yalnızca “yazmak” değil, sanatın akla gelebilecek her türünde özgün bir yaratıcılık için, duyarlılık aranır. Ancak konu “çocuk” olunca, duyarlılıkla birlikte, sorumluluk duygusu da gelip oturur yazarın karşısına... Çocuklarda bir iz, bir ışık bırakmanın sorumluluğu...  Öyle bir ışık ki, çocukları, iç dünyalarında gizlenen hazineleri erken yaşlarda keşfetmelerini sağlayacak iç yolculuklara çıkaracak... Kim olduğunu, bu yaşama neler katabileceğini keşfetme serüveninde, kestirme yolları aydınlatacak.

Çocuklar için yazılan öykülerin, masalların bir ayağı gökteyse, bir ayağı yerde olmalı; çocuk okur, en uçuk hayallerin içindeyken bile, yolunu yitirmemeli.  Kurgu dünyasında ona sunulanlarla, kendi dünyasındaki gerçekleri karşılaştırarak, eksikleri nasıl tamamlayabileceğinin, fazlalıkları nasıl ayırdedebileceğinin ipuçlarını alabilmeli.

Çocuklar için yazan her yazar, kendini sorgulayabilmeli; geçmişiyle ya da günüyle hesaplaşmalarını bitirmiş, yüzünü çoktan geleceğe döndürmüş olmalı.  Çocuk kitapları, kişisel bir sağaltma aracı olarak kullanılamaz. Bu duyarlılığı, bu bakışı henüz geliştirmemiş olan yazarların, “çocuklar için” yazdığına inanmak çok güç...

Teknolojik gelişimlerle birlikte yaşam giderek hızlanıyor.  Bırakın 20 yılı ya da 50 yılı, 10 yıl öncesindeki yaşamın uyaranları ile şimdikiler aynı mı? Bugünün yazarı, dün için değil, yalnızca bugün için değil, yarını da gözönünde bulundurarak yazmalı; çünkü gelecekte yazar olmasa da, çocuk okurlar burada olacaklar...  Çocuklar için yazanlar, eğer okurlarına, kendilerini keşfetme sürecini hızlandırmada cesaret verebilmişse; gerek kişilik, gerekse dilsel açıdan gelişim evrelerinde onları destekleyebilmişse; yazınsal yeteneğinin gücüyle yapıtlarına aktardığı duyarlılığını paylaşarak onların iletişim olanaklarını geliştirmişse; özdeşim kurma becerisini güçlendirmiş, duyarlı ve özgür bir birey olmaları yolunda bir iz bırakabilmişse; ancak gerçek bir çocuk kitabı yazarından söz edilebilir; çünkü onun yapıtları gelecekte de var olacaktır.

Türk çocuk edebiyatının bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce, günümüz Türk çocuk edebiyatının en büyük sorunları nelerdir? Sorunların çözümü için önerilerinizi sıralayınız.

Türk çocuk edebiyatının bugün geldiği nokta, elbette nereden baktığımıza göre değişgenlik gösterecektir. Türk çocuk edebiyatı, benim baktığım açıdan çok nitelikli ve yetkindir.  Okuruyla, bir çocuk kitabında olması beklenilen tüm zenginliğini paylaşır.  Matbaaların teknik yetersizliği bir yana bırakılacak olursa, ki onlar da sürekli gelişim ve değişim içindedirler, içerik bağlamında Türk çocuk edebiyatı bugün yurt dışı yayımlarıyla rekabet edebilecek güçte ve niteliktedir.

En büyük sorunların ne olduğuna gelince... Yazarın işi, yazmak olmalıydı: Yazmak, yazmak, yazmak... Oysa, ülkemizde çocuk kitabı yazarlarına yüklenen çok farklı işler ve beklentiler var.  Bu beklentiler gerçekleşmezse, yazarın üzerinde, kitaplarının çocuklara okutulmaması baskısı vardır. 

Bu nedenle yazarlar, zamanını yazmaktan çok, kitabının satışına destek vermek için harcamak zorunda bırakılır.  Hatta kimi kez yazarların doğrudan kitabın promosyonu olduğu da söylenebilir.

Öte yanda, geçmişiyle yüzleşmelerini henüz tamamlayamamış olan kimi yazarların çocuk kitapları yazmaya koyulması, niteliği geriye düşüren bir sorundur.

Yine çocuk kitapları alanında gerçek eleştirmenlerin bulunmayışı ve ister öğrenci, ister yazar ya da akademisyen olsun, eleştiriye soyunanların, ya arkadaş kitabını övme heyecanında gerçekleri yitirmesi, ya da kızdığı, çekemediği kişilere karşı yetkinliğini bir silah olarak kullanabilmenin zevkini çıkarmaya koyulması, bence gerçek bir sorundur.

Tek çözüm,  her bireyin kendi kişilik gelişim süreçlerinin hızlandırılmasındadır.

 


+ 0
+ 0

Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.