En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Edebiyatta Üç Nokta - 2010

EDEBİYATTA ÜÇ NOKTA

Yıl 2010, Sayı 4, s.84-85

EBRU AKKAŞ Çocuk Edebiyatı Dosyası

 

Çocuk edebiyatının genel edebiyat dairesinde kapsadığı alana dair yaşanan tartışmalarda 2000’li yıllarda bir gelişme, çocuk edebiyatının varlığını kabul ettirmeye dair bir belirginleşme oldu mu?

Evet, kesinlikle. Ben 1989’da masal yazmaya başlamıştım. Masalları yayımlatmak için yayınevi aramaya başladığımda, nitelikli çocuk kitabı yayımlayan yayınevlerinin sayısı iki-üç tane geçmiyordu. Çok zordu, çok... Üstelik masallarım için talebim, sert cilt kapak idi ve o zamanlar çocuk kitaplarının cilt  kapakla basılması zaten görülmemiş bir şeydi.

2000 öncesinde yapılan toplantılarda, panellerde, “Çocuk edebiyatı VARDIR” diye mücadele etmek zorundaydık; çünkü yetişkinler için yazan kimi yazarlar, çocuk edebiyatı adına davet edildikleri etkinliklerde bile “Çocuk edebiyatı yoktur, onlar büyükler için yazılan kitapları okuyabilir,” diye savunuyor ve buna örnek olarak da “klasikler” diye tanımlanan çeviri kitapları gösteriyorlardı.

Oysa gelişmiş ülkelerin edebiyatına baktığınızda, oradaki yayıncıların çocuklar ve gençler için özgün kitaplar üretmeye onlarca yıl öncesinden başlamış olduklarını görebiliyordunuz. Kemikleşmiş anlayışı değiştirmek çok zor oldu. Ancak bu aşamada, birçok üniversiteden akademisyenler kendilerini bu alanda geliştirirken, çocuk ve gençlik edebiyatını, bu edebiyatı yaratanlar adına da savunmaya başladılar. Böylece biz de yaratıcılığımızı geliştirebilme ve yeniliklere açılabilme fırsatını bulduk.

2000’lerde çocuk kitapları yayıncılığında ne gibi değişiklikler olmuştur, siz bu değişiklikleri olumlu buluyor musunuz?

Ülkemiz kimi alanda duraksıyor hatta geriye gidiyor olabilir ama çocuk kitapları yayıncılığında sürekli bir gelişme ve ilerleme gözlemlediğimi söyleyebilirim.

Bugün bir yazar nitelikli bir çocuk kitabı dosyası hazırlasa, başvurabileceği onlarca nitelikli yayıncı var. Bu yayıncıların çoğu 2000 sonrasında kuruldu.

Yayımlanan kitapları basım tarihlerine göre izleyecek olursanız, kitapların görsel ve yazınsal niteliğinde sürekli bir yükseliş ve iyiye doğru gelişme görebilirsiniz. Nitelikli örneklerin çoğalmasıyla yazarlar ve çizerler önlerindeki örneklerden daha iyi yazmaya-çizmeye çönem verirken, yayımcılar da bir başka yayımevinde yayımlanan nitelikli kitapları örnek alarak, ondan iyisini hazırlamaya çalıştılar. Bu, biraz da taklitçiliği doğurmakla birlikte, her yeni kitapla çıtayı biraz daha yükselterek iyiye ulaşmak için kaçınılmaz bir yol oldu.

Dünyadaki çocuk kitapları yayıncılığı ve çocuk edebiyatının seyri Türkçe çocuk kitaplarını ve yayıncılığını ne derece etkilemektedir? Çevirilerin yetkinliğini ve çeviri tercihlerini nasıl buluyorsunuz?

Çeviriler, çevirmenlerin yetkinliğine bağlı olarak başarılı ya da başarısız, denebilir. Yani bu konuda yayınevinin çevirmen seçimi çok önemli. Çeviri olsun, telif olsun, yayımlanan her kitap yayınevinin kimliğini ve kitaplara ve okuruna bakış açısını da ortaya koyar çünkü.

Sanatçılarımız kuşkusuz çeviri kitaplardan da esin alıyorlar. Yalnızca ülkemizde çevrilenlerle sınırlı kalmayıp, dünya kitap fuarlarında dolaşarak çocuk ve gençlik edebiyatındaki yenilikleri izliyorlar ve daha iyisini yapmayı deniyorlar.

Şunu da belirtmek gerekir ki, ülkemizde çeviri kitaplarla telif kitaplar arasında akıl almaz bir çifte standard uygulanır. Örneğin, çeviri bir kitapta çocuk burnunu karıştırıp sümüğünü top yaparak öğretmene fırlatabilir, herhangi bir yere işeyebilir, küfür edebilir. Kan emen vampirler, geğirip küfreden korsanlar, tabutlar, kanlar, mezarlıklar... Her şey doğal karşılanır, yeter ki çocuklar eğlenerek okusunlar. Ancak bu tür  öğeleri yerli yazarlar ya da çizerler kullansa, toplumdan anında büyük bir tepki gelir.  Belki biraz da bu nedenle, çeviri ve telif kitaplar kimi noktada birbirleriyle uzaktan bakışırlar.

Çocuk edebiyatı kendi teorisyenlerini yetiştirebildi mi, bu sahanın akademik yanı zayıf mı kalmıştır? Gelişmeler nelerdir?

Son 10-15 yılda çocuk ve gençlik edebiyatı alanında çok değerli akademisyenler yetişti ama yine de yeterli değil. Koskoca bir ülke, milyonlarca çocuk sayısı... Ancak olması beklenenle  kıyasladığınızda yetişmiş ve alana verimlilik sağlayabilen akademisyenlerimiz bir elin parmağıyla sayılabilecek kadar az.

Bu alan çokça özveri istiyor. Bir de deneyim için süreç... Bu nedenle alana emek vermek isteyen genç akademisyenlerin de hızla önü açılmalı, bilimsel incelemeler çoğalmalı, araştırmalar desteklenmeli...

Şu anda yetişmiş olan akademislenlerimize çok fazla sorumluluk düşüyor; çocuk ve gençlik edebiyatının hemen her alanında var olmak zorunda kalıyorlar. Alanda ihtisaslaşmaların gerçekleşebilmesi, çocuk ve gençlik yazınına gönül verecek akademisyenlerin sayısının artmasıyla olabilir ancak. Yine karşınıza süreç ve deneyim çıkıyor...

2000’ler yeni bir çocuk kitapları yazarı kuşağı yetiştirdi mi? 2000’lerde yazmaya başlayan isimler arasında kimlerin adını anmak gerekir? 

İsim sayarken kimilerini unutarak sanatçı dostlarımı kırmak istemem. Okurlar zaten adını anmaları gereken isimleri bilirler; ellerindeki kitaplara baksınlar...

Benim söyleyebileceğim şu ki, çocuğa göreliğe ve niteliğe değer verme,  1990’lı yıllardan sonra, yalnızca çocuk ve gençlik kitapları yayımlamak amacıyla kurulan yayınevlerinin çoğalmasıyla yaygınlaştı. Buna paralel olarak da, daha önce yetişkinler için kitap üreten yayıncılar, çocuk ve gençlik edebiyatı bölümleri açtılar ya da önceden varsa, niteliğini yükselttiler.

Çocuk ve gençlik kitapları yayımlayan yayınevlerinin nitelikli yarışmalarla yazarların-çizerlerin önünü açması da, yetenekli yeni isimlerin alana katılmasını sağladı.

2000 sonrası ise olgunlaşma süreci oldu. Çocuk ve gençlik edebiyatı çiçeklerinin açtığı, çevreye misk gibi yasemin, menekşe, leylak kokularının karıştığı renkli bir dönem... 

2010 sonrasında neler olur? Ömrümüz olsun, yazalım, okuyalım, söyleşelim...

 


+ 0
+ 0

Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.