Başlıklar

En Yeni Kitaplarım

abur_cubur_canavari
esarengiz_duman
gokten_uzayli_dustu
kiralik_evde_iki_gun0002
miymiy_teyze
miymiy_teyze_2
renk_delisi-2
ses-delisi
sevimli_beyaz-2
sokakta_kediler
tak_tak_tak-sans_geldi
zombilmombili-a

Söyleşiler

PrintEmail
İçerik - SÖYLEŞİLER

"Edebiyatta nerede olduğumu, neyi başardığımı ya da eksik kaldığımı, en gerçekçi eleştirmenler olan okurlar ve zaman belirleyecek. Ötesi, daracık bir ömür sürecinde ayakta kalıp, sevgi, neşe, güç ve özgürlük arayışı…"

Tuğba Can'ın Kitaplığı

2013

*

Tuğba Can'ın Kitaplığı

1952’de İzmir’de doğup büyüyen Aytül Akal, Amerikan Kız Koleji’ni bitiriyor, ardından uzaktan eğitimle Uluslararası Washington Üniversitesi’nden mezun oluyor ve ‘Eğitim’ dalında yüksek lisansını tamamlıyor. Yazma serüveni de öğretmenlerinin araladığı kapıdan küçük yaşta başlıyor ve kısa sürede bir tutkuya dönüşüyor. Yazar olacağı belli, ancak oğullarının doğumundan sonra rotasını çocuk alanına çeviriyor. Sonrası su gibi akıyor, sanki esin perisiyle gizli bir anlaşması var: Masallar, öyküler, şiirler, romanlar, kitaplar, kitaplar... Mustafa Delioğlu’nun bezediği diziler, diziler... Açık Kapı Açıl, Açıl Bahçe Açıl,

Açıl Maske Açıl... Üstelik öyle enerjik ki, hem eş dosttan uzak kalmıyor, hayatı dolu dolu yaşıyor, hem de yayınevi, dernek kurucu üyeliğinden tutun sempozyumlarda bildiriler sunmaya kadar aktif rollerle çocuk edebiyatının her alanında top koşturuyor. Tüm bu emek elbette onurlandırılıyor, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nin 2012’de düzenlediği Aytül Akal Sempozyumu’nda olduğu gibi. Can Göknil’in dediği gibi çağdaş çocuk edebiyatında bir kilometre taşı o. 

1.Çocukluğunuz nasıl bir evde geçti? Renkli, canlı ve yerinde duramaz bir yazarsınız. Çocukken de böyle miydiniz, kitaplarla aranız nasıldı? Sizce bir çocuk kitabının olmazsa olmaz özellikleri nelerdir? Yazarlar yazma sürecini, içine kapanma ve dünyadan kopma olarak ifade ediyorlar. Sizde de aynısı oluyor mu, nasıl yaratıyorsunuz?

 “Renkli, canlı ve yerinde duramaz…” Şimdi neredeyse iltifat sayılacak bu neşeli sözcüklerin karşılığında tek bir tanım vardı çocukluğumda: Yaramaz! Çocukluğum… Geriye dönmek istemeyeceğim kadar çok azar ve ceza… Bazen neden cezalandırıldığımı bile anlayamazdım. Ne mi yapardım? Bana sorarsanız hiçbir şey! Oturmaktan sıkılmak, hareket etmek, oyunlar oynamak, inatçı olmak, hayal kurmak suç mudur? Şimdi bile aynı koltukta uzun süre oturamayıp sık sık yer değiştirdiğimi arkadaşlarım bilir de, “kurtlu” diye eğlenirler benimle. Neyse ki artık yerinde duramaz olmanın bir cezası yok, aksine “enerji dolu” olmakla övgü bile toplayabiliyorum. Okul öncesinde tek bir kitabım vardı, onu da ablamla paylaşırdık. Acınası bir durum değildi ama, çünkü sözünü ettiğim çocukluk, neredeyse 60 yıla yakın bir süre öncesi, yani arasanız da 3. hamur kâğıda, çamur gibi resimlerle basılmış klasiklerden başka kitap bulamazdınız. Hele resimli kitabı ancak rüyamızda görebilirdik, ya da bir yakınımız Almanya’da işçi olarak çalışıyorsa ve akıl edip oralardan bir resimli kitap getirmişse… İşte öyle bir kitaptı bizimki. Evde dilinden anlayan yoktu. Hoş, zaten o zamanlar “çocuklara kitap okuyalım” türünden bir bilinç de yoktu ki, bize okumak isteyen çıksın... Hani kimileri, annesinin, babasının, ninesinin anlattığı masallarla büyüdüğünü söyler ya, pek özenirim. Bizim evde böyle bir iletişim hiç olmadı. İlkokuldayken başka kitabım olmadığından döne döne okuduğum mavi bez cilt kapaklı 1954 basım Andersen’den Masallar’ı hatırlıyorum. İçimi burkan, uykularımı kaçıran bazı masallar da vardı kitapta, her seferinde onları atlar, diğerlerini tekrar tekrar okurdum.

2. Sizce bir çocuk kitabının olmazsa olmaz özellikleri nelerdir?

Kitaplar, iç ve dış yapı olarak ayrı ayrı ele alınsa da, aslında bir bütündür. Özellikle çocuk kitaplarında, içeriğinin sağlamlığı kadar, dış yapısının da duyarlılıkla işlenmiş olması gerekir. Yetişkinler tarafından listelenen bütün özelliklerin de önünde, aslında okuyacak olan çocukların ne sevdiği, ne istediği önemli bence. Çocuklar beğenmezse, dinlemezse, okumazsa, kitabın harika olduğunu düşünmemiz neye yarar?

Ben yazmayı, çocuklarda bir ışık bırakma sorumluluğu olarak görüyorum. Çocuğu, iç dünyalarında gizlenen hazineleri erken yaşlarda keşfetmelerini sağlayacak iç yolculuklara çıkaracak, kim olduğunu, bu yaşama neler katabileceğini keşfetme serüveninde, kestirme yollarını aydınlatacak bir ışık…

Kitaplar okurlarının kişiliğini geliştirir, onlara düşünme, anlama, sorgulama ve sonuç çıkarabilme becerisini kazandırır. Çocukların bu özelliklerle donanmış kendi kendine yeten bireyler olarak yetişmesini istemeyen anlayışlar da, çocuklarla kitapların arasına bilerek ya da sadece edebiyatın işleviyle ilgili kendisi de bilinç sahibi olmadığı için, uçurumlar açar. Çocuklarımızın esenliği kendi çıkarlarımızın önündeyse eğer, onlara edebiyatın farklı türleri ve renkleriyle seçenekler sunmalı, kendilerini tanımalarına ve hayata dair doğru kararlar verebilmelerine yardımcı olmalıyız.

3. Yazarlar yazma sürecini, içine kapanma ve dünyadan kopma olarak ifade ediyorlar. Sizde de aynısı oluyor mu, nasıl yaratıyorsunuz?

Kendi içime kapanmak? Asla! Bir ayağı yerde bir ayağı gökte dev gibiyim ben. Yazarken bir yanım düşlere uçuyorsa, öte yanım beni yaşamın gerçekliğine bağlar. İşime gider gelir, arkadaşlarımla yazışıp eğlenir, sosyal medyada dolanır gezer, yine yazarım. Öyle ki, bir iki yıl önce yayınevine bir oyun oynamayı planlamıştım, bu nedenle en yakın arkadaşlarıma bile belli etmeden gizlice koca bir roman yazdım. Aynı süreçte normal yaşantımı sürdürüyor ve arkadaşlarımla her gün yazışıp duruyorduk. Ben birden romanı ortaya çıkarınca, onlara hissettirmeden nasıl yazdım diye çok şaşırdılar…

Yani yazmak, yaşamın doğal süreçlerinden biri benim için. Yemek yemek, uyumak, işe gitmek gibi. Ama yaşamımın bana en heyecan ve coşku veren bölümü. Çünkü yazarken, bazen bitiremeyecekmişim, aklıma bir şey gelmeyecekmiş gibi telaşlansam da, çok eğlendiğimi itiraf etmeliyim. Aklıma bir öykü düşmesin, yatar kalkar yazarım.

4.Çocuk edebiyatı, ülkemizde, dünyada ne yöne gidiyor? Deneyimli bir yazar olarak geleceğe dair ne kokular alıyorsunuz?

Çocuk edebiyatında umut verici gelişmeler olurken… Dünya edebiyatının birbirinden güzel örnekleri sindirilmiş, çocukların severek okuyacakları çağdaş kitaplar yayımlanmaya başlamış, genç yazarlar yaratıcı ve yenilikçi heyecanlarıyla alana katılmışken… Devlet televizyonunun başından aymaz bir ses ortaya çıkıp hayal ürünü varlıklar, uçanlar, kaçanlar, uzaylılar, doğaüstü yaratıkların çocuklar için tehlikeli olduğunu ve çocuklara padişahların hayatını anlatan çizgi filmler izleteceğini söyleyebiliyorsa, geleceğe dair aldığım kokular, çocuklara epeyce değiştirilerek hayal ürününe dönüştürülmüş bir geçmişin pompalanacağıdır ki, aksi takdirde haremdeki sevicilerden padişahoğlan ilişkilerine, kardeş kardeşin kellesini gözünü kırpmadan uçurmasından padişah deliliklerine, ensest ilişkilere, sübyancılığa kadar her gerçeği çocukların gözlerinin önüne sermemiz gerekecek.

Bu hayâsızlık, benim kafa yapıma uymuyor. Çocuklar adına kaygı duyuyorum. Ama bu kimin umurunda? On yıllar sonra bugünlerin umarsızlığını çocuklara aktarırken, mahcubiyet duyabilirdim; iyi ki, o günleri görecek kadar zamanım yok artık bu yaşamda.

5. Gerçekleşeceğine ihtimal vermediğimiz ancak yine de atmaya da kıyamadığımız düşler vardır. Sizin böyle düşleriniz var mı?

Birçok proje yaptım, gerçekleştirdim. İnsanın hayal edip de yapamayacağı bir şey yok, yeter ki akıntıya kürek çekmeye hazır olsun, inatla, adanmışlıkla çalışsın. Bazen çalışmalarımın benim hayatımın önüne geçtiğini fark ediyorum; olsun… Ben bunu yeğliyorum. Ortaya çıkan sonuçları, kendi kişisel yaşamımdan daha değerli görüyorum. Bugüne kadar neler yaptım ya da yapamadım, ben değerlendiremem ki.

Peter Pan, Alis Harikalar Diyarında, Pinokyo, Küçük Prens gibi yazarın ömür süresini aşıp kendi başına dünyayı dolaşabilecek bir kahraman yaratabilmeyi isterdim. Bu hayalime ulaştım mı, bunu da bilemiyorum. Olasıdır ki, daha çok uzağındayım…

Bu nedenle yaşamımdan koparıp aldığım sürecin tamamını hâlâ yazmaya ayırıyorum. Yazıyorum, yazıyorum.

 


+ 2
+ 0
 

More Articles...

Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.