Başlıklar

En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Özge - 2004

İçerik - SÖYLEŞİLER
PrintEmail

ÖZGE- Üniversite Öğrencisi - 2004

Dil Üzerine

 

Gençlerin dilimizi yanlış kullanmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?

O gencin ailesinde eğitim eksikmiş, dil bilinci gelişememiş, diye düşünüyorum... Olabilir, kendileri eğitimsiz olan anne babalar var toplumumuzda, çocuklarını nasıl eğitsinler? Ama ya öğretmenler?...

Eğer bir çocuk ilköğretimin birinci kademesinden geçmiş, ikinci kademesini de bitirmişse, artık dilini iyi kullanmayı öğrenmiş olmalıydı; biz, dildeki ustalığımızı, öğretmenlerimizden öğrendik.

Dilimizin yanlış kullanımı ile en çok nerelerde karşılaşıyorsunuz?

Her yerde! Sözlü anlatımlarda, kendini ifade edemeyiş olarak yansıyor.  Ama ben bunun üzerinde çok durmuyorum; kendini ifade edemeyiş, nihayet o kişinin kendisiyle ilgili olan sorunu. Sıkıntılarını da yaşam içinde kendisi çekmek zorunda...

Ben en çok yazılı metinlerde karşılaştığım dil hatalarından rahatsızlık duyuyorum.  Çünkü bir yanlışı okurun önüne koyduğunuzda, o metin ister bir kitap sayfası olsun, ister bir gazete haberi ya da trafik levhası, toplumun belleğine öyle bir kazınır ki, artık sorun kişisel olmaktan çıkar, toplumsal bir “yanlış eğitim” sorununa dönüşür...

Dilimizde ki bu yozlaşmayı en çok neye bağlıyorsunuz? (Medya, okul, aile, vb.)

Bence yozlaşmanın nedeni, eğitimdeki eksikler ya da yanlışlardır...  Eğer ilköğretim sürecinde bireyler dilin inceliklerini kavrarsa, ilerde zorlasanız da onu bozamazsınız ki!

Ben orta ve lise eğitimimi, tamamen yabancı dil eğitimi veren bir okulda aldım; fen derslerimiz bile İngilizceydi. Ama öyle mükemmel Türkçe öğretmenlerimiz vardı ki, ne o sıralarda, ne daha sonrasında anadilde yozlaşma yaşamamız mümkün değildi.

Çocuklukta öğrenilen, kişiliğin temelini oluşturur; daha sonra her şey bu temelin üzerine kurulur. Bu nedenle ben yozlaşmanın nedeni olarak, eğitimdeki boşverciliği görüyorum.  Ailenin de sorumluluğu büyük; ancak ülkemizde zaten eğitimsiz, hatta okuma yazma bilmeyen ailelerin de çocukları var.  Bu nedenle, öğretmenlere daha büyük bir görev düşüyor; ben böyle düşünüyorum.

En çok yapılan yanlışlara örnek verebilir misiniz?

En çok yapılan yanlışlar arasında “de-da” takısının ne zaman bitişik ne zaman ayrı yazılacağının bilinmemesini söyleyebilirim. “Ki” takısı da keyfince birleştirilip ayrılıyor. Tabii bu söylediğim, yazılı metinlerde... 

Sözlü anlatımlarda ise, prototip sözcüklere sarılarak, kendini ifadeyi karşıdakinin anlayış sınırlarıyla kısıtlayan anlatımları örnek gösterebilirim. Örneğin, beklenmedik bir sürpriz karşısında yaşanan olumsuz şaşkınlığın “Oha oldum” gibi bir sözcükle anlatılabileceğinin düşünülmesi, beni bu sözcükleri kullanan gençlerin nasıl da sözcük sıkıntısı içinde olduğunu, duygularının ifadesinde nasıl da zorlandıklarını düşündürür. 

Dilimizi geliştirmek ve tanıtmak  için yapılan aktiviteler konusunda bilgi sahibimisiniz ve ya bu aktivitelere katılıyor musunuz?

Dili geliştirmek ve tanıtmak aktivite değildir, ilköğretim sürecindeki eğitimin bir parçasıdır.  Eğer bu dönem atlandıysa, sonrasında yakalamak için aktiviteler, dernekler, şölenler, fuarlar...  Bilmem ki yeterli olabilir mi?

Ben, 2-14 yaşa yönelik kitaplar yazarak, çocukların dil ve kişilik gelişimi sürecine katkıda bulunuyorum. Benim üslubuma ve yeteneğime en uygun ‘aktivite’ budur. 

Bireysel olarak dilimiz için yapabileceğimiz bir şey var mı?

Elbette var! Hem de çok önemli... İlerde anne ve baba olduğunuzda, gerek sözlü iletişimle, gerekse çocuk kitapları aracılığıyla, çocuğunuzun dil yeteneğinin gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz...  Çocuk kitapları, dil yeteneğini geliştirirken, bir yandan çocuğun kişilik gelişiminde de büyük rol oynayacaktır; gençler bunun önemini şimdiden kavrarlarsa, ilerde öğretmenlere düşen bu çok ağır görevi adil bir dengeyle paylaşabileceklerdir...

 


+ 0
+ 0

Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.