Başlıklar

En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Ayşegül Okay - 2006

İçerik - SÖYLEŞİLER
PrintEmail

Ayşegül Okay

Ankara TED Koleji 6.sınıf öğrencisi

 2006

 

Sayın Aytül Akal, söyleşimize bizim için yazdığınız harika kitaplar için size teşekkür ederek başlamak istiyorum.

- İlk olarak çocuk kitaplarının, okuma alışkanlığı kazanılması açısından öneminden kısaca bahseder misiniz?

Alışkanlıklar, çocukluktan edinilir ve yerleşir.  Bunun için derler ya, ‘ağaç yaşken eğilir’ diye...  Çocukluklarında kitapla tanışmamış olanlar, ilerki yaşlarında kitap okumak için bir türlü zaman ayıramazlar, zaman ayırsalar da kitaptaki zenginliklerin farkına varamadan, sıradan yüzeysel okumalar yaparlar. 

Kitapların büyüsünü keşfedenler, okudukları kitaplar aracılığıyla algı sınırlarını daha çocukluktan genişletmeyi başaranlardır.

Bu nedenle, kitap okumaya çocukluktan başlanması önerilir.  Ancak, okumanın sevilmesi ve alışkanlığa dönüşmesinde, çocuk kitaplarının niteliği çok önemli rol oynar.  İç ve dış yapısı bakımından nitelikli olmayan ve yalnızca ticari kazanç amacıyla hazırlanmış olan çocuk kitapları, çocukları okumaktan soğutabilir de... Demek istediğim o ki, çocuk kitapları, okuma alışkanlığı kazanılması ya da kitaptan tamamen vazgeçilmesi seçenekleri arasında, niteliğiyle ilişkili olarak, önemli rol oynar.

- Her iki türü denemiş bir yazar olarak, yetişkinler ve çocuklar için yazmanın arasında ne tür farklılıklar var? Biraz açıklayabilir misiniz? 

Yetişkinler için yazarken, okur ne düşünür, burda hangi çağrışımlarla anlamı nereye sürükler, bu sözcük uygun mudur, bu kavramlar algılanabilir mi gibi düşüncelerle boğuşmaksızın, dilediğimce yazabilirim.

Ancak çocuklar için yazarken, kullandığım her sözcüğü defalarca tartarım.  Bu sözcüğün çağrışımları nedir? Tüm anlamlarıyla, çocuğun dünyasına ait olabiliyor mu? Yoksa çocuk, anlamadığı, bilmediği, hazır olmadığı bir dünyaya mı sürükleniyor? Hele ki incecik bir olasılıkla olsun, yanlış kavramlara yönlenebilir mi? 

Yazmak, yetenek, duyarlılık ve sezgi işi... Çocuklar için yazarken, bütün duyuları keskinleştirmek ve çocuk dünyasında yaşamaya başlamak gerek.

- Bir yetişkin olarak, çocuk gibi düşünüp, çocuk kitapları yazmayı nasıl başarıyorsunuz?

Bunun nedeni, benim çocukluk büyüsüne kapılıp hâlâ orada yaşıyor olmam olabilir mi? Bazen davranış ve düşünce tarzımın yetişkin dünyasıyla çeliştiğini fark ediyorum.  Annem hâlâ benim yanlışlarımı düzeltmeye çalışır yetişkin aklıyla, ama ben kendi bakışımla farklı düşünüp farklı yaşamayı yeğliyorum.  Örneğin, ben kolaylıkla bir öğün yemeği dondurmayla değiştirebilir, yemek öncesinde çikolata yiyebilirim; tırnaklarımı ayrı renklerde ojeyle boyayabilir, şapkamın kenarına kocaman bir çiçek iğneleyebilirim.  Sanırım, “özgürlük” anlayışım, çocuklukla çok yakın. Yetişkin dünyasında renklerimi yitirmektense, çocukluk dünyasında özgürlüğümü korumak bana daha eğlenceli geliyor.

- 2-15 yaş arası çocuklara ve gençlere yönelik sayısız eseriniz var. Hangi yaş grubuna yönelik eserlerinizi yaratırken daha çok zevk alıyorsunuz?

En zevk aldığım yazın türü, mizah; hangi yaşa olursa olsun... Komik şeyler yazıp, gülmeye bayılırım.  Bazen aklımdan geçen bir cümle beni öyle güldürür  ki, sözcükleri toparlayıp yazmakta zorlanırım.

Diyelim ki vapurdayım.  Gözlerimi bir yere dikmiş, belki de uyur gibi kapatmış, kendi kendime bir öykü yazıyorumdur aklımdan.  Kahramanın biri konuşur öteki yanıtlar... Tabii bu arada konuşmaların gidişatına göre yüzümde mimikler oluştuğunu, kafamı salladığımı, kaşımı oynattığımı fark etmem bile.  Derken öyküyle ilgili komik bir şey gelir aklıma, gülmeye başlarım.  Bir de bakarım ki, karşımdaki koltukta oturanlar bana garip garip bakıyor... E, haklılar tabi...J

Bir de okul öncesi için kitap yazmayı çok seviyorum.  Öykü ya da masalları oluştururken, resimleriyle birlikte gelir gözümün önüne. 

- Yazar olmak öğrenilebilir mi sizce? Yazar olmak isteyen çocuk ve gençlere neler önerirsiniz?

Dünyanın her yerinde yaratıcı yazma kursları, ya da seminerleri açılıyor, bu konuda eğitsel birimler oluşturuluyor.  Yazarlık öğrenilebilir elbette, yani “iyi” yazmak nasıldır, ne demektir, bunun kriterleri, gerekçeleriyle birlikte öğrenilebilir. Ama ne kadar uygulanabilir, bence sorun bu...

Sanatın her dalı böyledir.  Eğer doğuştan gelen bir yetenek yoksa ve ancak sonradan öğrenilen kriterlerle desteklenmeye çalışılıyorsa, bir şey eksik kalır, o da “ruh”tur.  O ruh, öğrenilemez.

Aksi halde her resme meraklı, bir Van Gogh olabilirdi.  Her piyano çalmaya hevesli, Fazıl Say olurdu. Her isteyen usta bir oyuncu olurdu.

Bir  sanatçıyı, aynı sanat dalına heveslenenlerden ayıran, onun doğuştan taşıdığı özgün ruhtur...

Yazar olmak isteyen gençler, ilerde bu hevesten vazgeçecek olsalar bile, bol bol yazsınlar; bu, asla vakit kaybı değildir; iyi yazmak, gençlere ilerde seçecekleri meslekte nasılsa büyük avantaj sağlar.  Öte yanda, çocuklukta yazmaya başlayıp, yıllar geçse de içinde hep aynı arzu ve hevesi duyduğunu fark eden ve yazmayı tutkuyla, aşkla seçen gençler de, kendi farklılıklarını fark edip, böylelikle bu alanda ilerlemeyi sürdürebilecekler.

Yazmak geçici bir heves mi, yoksa aşk mı?  Bunu onlara zaman gösterecek...

- Kitaplarınız aracılığı ile çocuklarla kurduğunuz iletişimi evde kendi çocuklarınızla da kurabiliyor musunuz?

Ben öyle olduğunu sanıyorum ama onlar ne düşünüyor doğrusu bunu onlara sormak gerek!J

- Kitaplarınıza ulaşamayan çocuklara yönelik projeleriniz var mı?

Bu sorunun taşıdığı maksadı anlayamadım. Çünkü çocuklara kitapları ulaştıran ya da ulaştıramayan ben değilim.  Kitapları, dağıtımcılar dağıtır.  Dağıtımcılar hangi kitabı nereye vereceklerini kendi ticari ve çıkar görüşleriyle karar verirler.  Kitapçıların kitapları alıp almaması ise, okurların talebine bağlıdır. Sonuçta ben yazar olarak kendi sorumluluğumu yerine getiriyorum ve “iyi” kitaplar yazıyorum.  Bundan sonraki çıkar çatışmalarının takipçisi olamam ki...

Öte yanda, okurların da istek ve taleplerinde kararlı ve hatta ısrarcı olması gerekir.  Yani bir kitaba ulaşmak istiyorsa, bunun bin türlü yolu olduğu konusunda biraz fikir yürütebilmeli...  Internetten mi bulabilir, kitapçıya sipariş mi verir, yazara mı ulaşır, yayıneviyle bağlantı mı kurar, okulda öğretmenine mi söyler, kütüphaneden mi bulur, arkadaşından mı ödünç alır, gerçekten yol ve yöntem çok; yani ulaşamama diye bir sorun olamaz benim görüşüme göre.  Biraz araştırma, biraz fikir üretme yeterli.  Her şeyi hazır, önümüze beklememeliyiz...

Bana nasıl ulaşacağını keşfetmeye gayret göstermeyen okurlara uzanmak için televizyon reklamı vermek, dergilerde ilanlar yayımlamak türünden herhangi bir projem yok. Telefonum benim adıma, internet sayfam benim adıma, adresim zaten bütün kitaplarda ve internette... Kitaplarım kütüphanelerde, öykülerim, şiirlerim çocuk dergilerinde... Başka ne yapabilirim? 

- Siz hangi kitapları severek okuyorsunuz? 

En çok beni eğlendiren kitapları severim; bir de derinlere daldırıp hazine bulduran.  Bu hazineler, düşünsel hazinelerdir.  Felsefik ve psikolojik bir tadı olmalı kitabın, bana yeni kapılar açabilmeli. Üzücü, sıkıcı, ruhuma ağırlık veren, içinde şiddet ya da vahşet olan kitapları hiç sevmem, bu tür filmlere de gitmem, bilet paramı harcamam.

- Süper Gazeteciler serisi devam edecek mi? (Ben etmesini çok istiyorum.)

Bu konuda o kadar çok baskı yapıyor ki Süper Gazeteciler’in okurları, tembellik ediyor olmaktan utanıyorum.  Belki de yazacağım.  Evet, önünde sonunda yazacağım.  Şu sıralarda Mavisel Yener ile birlikte çocuk şiirleri yazıyorum.  Beş kitap hazırladık, şimdi yenisi hazırlanıyor.  Şiirlerden vazgeçebilsem de romana başlasam... 

- Bu ülkenin geleceği olan biz çocuklara tek bir cümle ile bir mesaj vermenizi istersek...

Düşündüğünüz her şeyi başarabilirsiniz; bu sihirli güç sizin içinizde; onu erken keşfetmeye bakın!

 


+ 0
+ 0

Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.