Başlıklar

En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Şükran Özzencir - 2006

İçerik - SÖYLEŞİLER
PrintEmail
Article Index
Şükran Özzencir - 2006
Sayfa: 2
All Pages

ONDOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ

Şükran Özzencir  (FEYYAZ SAĞLAM öğrencisi)

3. SINIF ÇOCUK EDEBİYATI

2006

 

*Yazmaya ne zaman başladınız? Yeteneğinizi nasıl farkettiniz?

Yazmayı öğrendiğim andan itibaren “yazmak” benim yakın arkadaşımdı.  Günlük tutardım. Şiirler yazardım. Derslere karşı pek ilgim yoktu ama kompozisyon yazmaya bayılırdım.

Yeteneğimi kendim fark etmedim. Öğretmenlerin fark etti ve beni yüreklendirdi. 

“Babam Duymasın” başlıklı öykü kitabımda, “Teşekkür Ederim Öğretmenim” diye bir öykü vardır.  İşte o öykü, benim yazarlığa nasıl başladığımın ve ilk tohumlarının nasıl atıldığının öyküsüdür. Bana bu yolda destek verdikleri için, bütün öğretmenlerime teşekkür ediyorum o öyküyle…

*Eserlerinizi yazmadan önce geçirdiginiz aşamalar nelerdir?

Eğer bir konu düşmüşse aklıma, genellikle kurgusu da, konuyla ilintili olarak gelir.  Sonrası çok kolay.  Yazarım.  Her an, her yerde yazabilirim.  Tatilde bile bilgisayarım yanımdadır.  En dar ortamlarda, çantamdaki kâğıt kalemimi kullanabilirim.  Birkaç not alırım, işte, öykü hazırdır;  ya da şiir…

Asıl ondan sonrası daha uzun bir süreçtir. Tekrar tekrar okumalar… Bence yazmaktan zor.  Bir süre bekler, yazdığınızı kendinize unutturursunuz.  Sonra tekrar döner okursunuz. Okursunuz…. okursunuz…  Birkaç güvendiğiniz yazar arkadaşınıza okutur, onların önerilerini alır, tekrar düzeltip okursunuz… okursunuz… okursunuz…

Bu süreç sonunda, artık tek sözcüğünü bile değiştiremeyeceğimi fark ettiğimde, artık yayına hazır olduğunu anlarım.

*Eserleriniz hakkında olumsuz eleşstiri geldiğinde tepkiniz nasıl oluyor?
Öncelikle, gelen eleştirinin gerçekten benim kitabımla ilgili olup olmadığını anlamaya çalışıyorum, çünkü sözü edilen olumsuz eleştiriyi hak edecek özensiz bir çalışmam olmadığını biliyorum.  Olumsuz eleştirilerde, çoğu kez böyle olmuştur, laf olsun diye söylenen ya da üstünlük taslama amaçlı, yersiz kimi yorumlar. 

Alıntı diye tırnak içinde alınan bir cümleyi bile görür görmez, bana ait midir, yoksa eleştiren kişi tarafından yanlış mı okunmuştur, yanlış mı aktarılmıştır hemen anlarım.  Çünkü hangi sözcüğü neden seçip kullandığımı, hangi cümleyi nasıl yazdığımı çok iyi bilirim ve hatırlarım.  99 kitabımın içinden seçip bana vereceginiz tek bir cümlenin bile benim yazdığım şekliyle mi, yoksa değişikliğe uğratılmış olarak mı verildiğini anlayabilirim.

Bu nedenle öncelikle, yapılan olumsuz eleştirinin yerinde mi yoksa yersiz mi olduğunu anlamaya çalışırım. Daha sonra kitabı, olumsuz eleştirinin baktığı açıdan tekrar okurum, kaçırdığım bir satırarası anlam var mı diye.

Genellikle, cümlelerimin nerelere gidebileceğini, hangi anlamlara kadar esneyebileceğini, hangi göndermeleri anımsatabileceğini daha yazarken sorgularım.  Yani hesaba katmadığım bir anlamın metne yerleşmesi çok zordur.  

Üstelik, böyle bir olumsuz durum varsa, bunun önceden eleştirilip düzeltilmesi gereklidir diye düşünüyorum.  Çocuk kitabı bu!  “Hele bir ortaya koy ve eleştirilere göre yönlen” diyebilecek lüksümüz yok. Onu ilk haliyle okumuş olan çocuk, düzeltilmiş yeni baskısıyla tekrar okumayacak ki…  Hataların en çok, gözden kaçan birkaç noktalama işaretiyle ya da düşen bir harfle sınırlı olmasına izin verebilirim.

Yazdığım öyküleri, şiirleri yazınsal yeteneklerine güvendiğim arkadaşlarıma yollarım.  Yani kitap haline dönüşmeden önce,  her biri çocuk edebiyatında zaten güvenilir isimler olan kişilerin bakışıyla da taranır.  Olumsuz eleştirileri işte o süreçte beklerim ve alırım; gerekli ne varsa düzeltirim.

Kavramsal açıdan ve verdiği iletirlerle kitaplarda bir hata varsa ve basımdan sonra eleştirilmişsem, içimdeki Aytül Akal, yazar Aytül Akal’ı asla affetmez.

*Okul öncesi hakkında düşündükleriniz nelerdir? Sizce Türkiye okul öncesinde nasıl bir aşamada devam ediyor?

Bunu ne bağlamda sorduğunuzu anlayamadım. Okulöncesi “eğitimden” mi söz ediyorsunuz –ki bu benim alanıma girmez, rehber öğretmenlerle ve pedagoglarla görüşmek gerek- yoksa okul öncesi için yazılan “kitaplar” hakkındaki düşüncemi mi soruyorsunuz… 

Kitaplar söz konusuysa bile, soru net değil. Hangi kitaplar?  Bilişsel düzeye seslenenler mi?  Yoksa edebiyat türü mü?

Çok farklı açılardan ele alınabilecek ve farklı yanıtlar verilebilecek bir soru bu.  Biraz daha açık sorarsanız ancak, nasıl bir yanıt beklediğinizi anlayabilirim.

*Örnek aldığınız yazarlar kimler?

Bir başka yazarı örnek alsam, ben olamam ki!  Bir başka  yazarın taklidi olabilirim ancak. Eğer kendi belirgin bir kişiliğiniz ve üslubunuz varsa, bir başkasını taklit etmek çok zordur ama, inanın.  Birine benzemeye çalışmak da, benzemek de zor; böyle bir sabrım olduğunu hiç düşünemiyorum.

*Usta edebiyatçılardan hiç tepki aldınız mı? Aldığınız tepkiler genellikle nasıl oluyor?

“Usta” derken hangi edebiyatçılara gönderme yaptığınızı bilmeden, bu soruya nasıl yanıt verebilirim?  Sizin usta gördüğünüz edebiyatçılar kimlerdir? 

Sorunuzun ikinci bölümünün öznesi “okur” mu yoksa yine “usta edebiyatçı”mı?  Okur ise, yanıt verebilirim ama bu cümle de ilk cümleye bağlı ise, sizin usta edebiyatçı kriterlerinizi bilmeden yine yanıt veremem.



Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.