Başlıklar

En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Zehra Balı, Meryem Koyun - 2009

İçerik - SÖYLEŞİLER
PrintEmail
Article Index
Zehra Balı, Meryem Koyun - 2009
Sayfa: 2
All Pages

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü

3. sınıf öğrencileri

Zehra Balı- Meryem Koyun

27.05.2009

 

 

Karşılaştırmalı Metin Analizi dersinde "İki Ucu Yolculuk" isimli kitabınızdaki öykülerin analizini yapıyoruz. Kitabınızı beğeni ile okuduk ve zevkle inceliyoruz. Özellikle "Mavi Ortancalar" isimli öykünüzde renkler ve çiçeklerin diliyle mesajların verilmiş olması bizi çok etkiledi. Size birtakım sorular sormak istiyoruz. Öykülerinizde kahramanların ismi olmaması ve onlardan kadın ve erkek olarak bahsedilmesi ayrıca öykülerin birkaçında beyaz çiçekli yasemin ya da beyaz yaseminin sıklıkla kullanılması dikkatimizi çekti. Acaba özel bir sebebi var mı? Çiçeklerin ve renklerin yoğun olarak kullanıldığını görüyoruz. Çiçeklerin ve renklerin yaşamınızda özel bir yeri var mı, öyküler yaşamızın bir yansıması olarak mı bizlerin karşısında?       

Renkler ve Çiçekler:

“Renkler” ve “Çiçekler” gerçekten çok önemli bir yer tutar yaşamımda.  Renklerle gizlenmeyi değil, renklerin en alıcısıyla var olmayı seçtim hep. Renklerden korkmadım, siyah-beyazın kolaycılığına kaçmadım. Renklerin kendi içindeki uyumunu sezdim, onlarla her yeni gün yeni bir dünya yaratmakla eğlendim.

Siyahla beyaza hangi rengi koyarsaniz koyun, kolaycı bir uyumu vardır; özel bir çaba ya da yaratıcılık gerektirmez. Ancak birbirinden farklı renklerle, ortaya koyduğunuz her neyse –giysi, dekorasyon-resim, vb.- bir uyum yaratmak için, renklerin dilini hissetmek, anlamak ve kullanabilmek gerek.  Ben bunu yaparım ve çok da eğlendirir bu çaba beni.  Morlar, turuncular, maviler, turkuazlar...  Hepsinin ayri bir dili var.  O ortak dili bulduğunuzda, her renk, diğeriyle muhteşem bir beraberlik kurabilir.

Yıllardır her tırnağımı ayrı renge boyamamın nedeni, renklerden herhangi birine haksızlık etmemek için.  Pembe boyasam, mor üzülür, mor boyasam mavi darılır...  Smile

Çiçeklere gelince... Eğer yeryüzünde tek renk çiçek olsaydı, belki beni bu denli heyecanlandırmazlardı; her farklı çiçeğin peşine düşmez, sapını parmaklarımın arasına alıp, çiçeklerini yumuşak bir dokunuşla okşamayı aklımın ucuna getirmezdim.  Ama şimdi dayanamayıp okşuyorum onları, “Ne güzelsin,” diyerek. Hele maviyse, morsa...

Galiba çok seviyorum renkleri ve çiçekleri...

Yasemin, benim çocukluğumun çiçeğidir. İzmirliyim.  Izmir’de, baharın yaza dönüşüyle birlikte, sokaklar yasemin kokmaya başlar. Başınızı döndüren, aşık olmaya davet eden bir kokudur; ya da aşık olduğunuzu zannettiren.  Ay ışığı ile gizli bir anlaşması vardır belki de, yaseminlerin.  Ayın en parlak gecelerinde, yaseminler de en güzel kokularını yayarlar evlere.  Açık kapı ve pencerelerden, yatağınıza kadar ulaşır bu koku.  Rüyalarınıza sızar; renklerle birlikte kokular da siner yaşama.

Yasemin, İzmir’dir; benim çocukluğumdur; hayallerimdir... Ve yanlış anlaşılmasından korkarak –ki mavi yasemin de vardır, ithali de- hep “beyaz yasemin” diye vurgularım.  Çünkü en güzeli İzmir’in yerli yaseminidir, onun yerini hiçbir çiçek tutmaz...

Kahramanların isimsiz oluşu:

Kahramanlara isim koyduğunuzda, belli bir kişiye dönüşüyor sanki, somutlaşıyor ve gizemi kayboluyor.  İsmi cismi olan ve romanda yaşayan biridir artık, o...  İsim koymamak, aslında yazarı çok zorlar.  İsimsiz bir öykü yazmayı denediğinizde bunu anlarsınız.  Hem yazarken yazarın kahramanları birbirine karıştırmaması için, hem de okurun okurken yolunu kaybetmemesi için sıra dışı dikkatli bir kurgu gerektirir...

Ben hep zor yolları seçerim.  Başarı o zaman mutluluk verir bana. Kolaycı yoldan giderek elde edeceğim başarıyla avunamam; başkaları bilmese de, ben bilirim ya; bana hak edilmeyen bir başarı gibi gelir.  İlle zor yollara gideceğim; denenmemişleri, ya da denenip yoranları deneyeceğim.

Aslında yalnızca bu kitap değil, kitaplarımdaki kahramanlarımın tamamı –Süper Gazeteciler serisi hariç- isimsizdir benim. 100’e yakın kitap içinde, hiç özel isim kullanılmamıştır.  Bunun nedeni var elbette.  Kahramanları isimsiz bırakarak, okuyanın kendi dilediği ismi koyabilmesine fırsat tanıyorum galiba; hem de kurgusal bir kahramanın kendi adını koymayarak, gizemini korumasına olanak veriyorum.  Belki de benim bir yazar olarak sevdiğim ve aslında uslübuma ait bir özelliktir bu.  Siz, araştırmacılar buna daha derinlikli bakarak yeni saptamalar yapabilirsiniz. 



Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.