Başlıklar

En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Mehmet Ömer Çolak - 2010

İçerik - SÖYLEŞİLER
PrintEmail

MEHMET ÖMER ÇOLAK

Güzelce Cevdet Zebure Kotan İlköğretim Okulu

adına

2010

 

 

*Öncelikle sizi biraz tanıyalım. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Benim bütün bilgilerim web sitemde var.  Ordan bulabilirsiniz. www.aytulakal.com. Uçanbalik sitesinde de bulabilirsiniz: www.ucanbalik.com.tr

Ayrıca kitapların arkasında da yaşam öyküm yer alıyor.

*Bizim ülkemizde çocuklar kitapla okula başladıkları zaman tanışıyor. Sizce bu yeterli mi?

Elbette yeterli değil.  Biraz da bu yüzden, ağırlıklı olarak okul öncesi döneme seslenen masallar ve öyküler yazdım.  Onlarca resimli kitap...  Ancak bazı anne ve babalar, çocuklarının okumayı öğrendiğinde kitap okumaya başlaması gerektiğini sanıyor, kendilerinin çocuklarına okuyabileceğini düşünmüyor.

Bu nedenle, anne ve babaları, çocuklarına kitap okumaları konusunda bilinçlendirmeye çalışıyoruz.  Daha okumayı öğrenmeden kitapla tanışan, kitapların içinde neler var öğrenen bir çocuk, okumayı öğrendiğinde kitap sevgisini çoktan geliştirmiş oluyor.

*Bazı kitapları bir solukta okuyor, bazılarını ise bir türlü bitiremiyoruz. Siz bir çocuğun ilgisini çekmeyi nasıl başarıyorsunuz?

Çocuklar için yazarken, ben de kendimi bir çocukmuşum gibi hissediyorum.  Çocuk gibi düşünmeye, çocuk gibi konuşmaya ve yazmaya başlıyorum.  Çocukların dünyasından görüyorum her şeyi. O zaman, çocukların neler hissettiğini, beklentilerinin ne olduğunu hissetmek de kolay oluyor.

Çocuk kitaplarını yazan,  benim içimdeki çocuk yanım.  İşin ilginç yani, çocuk yanım neredeyse yetişkin yanıma yer bırakmayacak kadar çok alan kaplar yaşamımda...

*Yazarken size neler ilham veriyor?

Ben de tam olarak bilemiyorum.  Ama bazen bir tek nesne bile, ilham kaynağı olabiliyor.  Gökyüzünde ay, parkta bir yaprak, kurumuş bir ağaç, dalda kuş, koşan kedi, akla gelebilen her şey, tek başına birbirinden farklı duygular verebiliyor; insanın düşüncelerinde değişik imgeler uçuşturabiliyor.

Yaşamla ilgili ayrıntıların yanı sıra, insanların davranış biçimleri ve nedenleri de çok ilgilendirir beni.  Bazen bir insanın nasıl davrandığına bakarak, onunla ilgili bir öykü de oluşturabilirim. Belirli bir sistemim yok, hemen her şey ilham kaynağı olabilir, ya da ilham verebilecek bir şey hiçbir duygu yaratmayabilir.  Biraz da o andaki algılama haline bağlı galiba. 

*Sizin şiirlerinizde bize bir şey öğretmeye çalışırken, bizi destekleyen bize arka çıkan bir yön var (Televizyon-2, Derslerim, Ressam ). Bunu tercih etmenizin nedeni nedir? 

Daha önceki soruda da söyledim ya, yazarken kendimi çocuk gibi hissediyorum J Eh, bu durumda yetişkinlere hak vermem ve onlardan yana olmam beklenemez değil mi?  Ben de yemek yerine dondurma yemeyi yeğleyebilirim... Aç karnına çikolata atıştırmaya bayılırım.  Yaramazlık yapmak ve oyun oynamak, en sevdiğim şeyler...

Bu yüzden kitaplarımın çoğunda da eğlenceli oyunlar koyarım okurlara. 

*Çocukluğunuzda sizde iz bırakan kitaplar, yazarlar veya kahramanlar var mı? 

Andersen’den Masallar kitabındaki Kibritçi Kız’ı hiç unutmadım.  O masalı hiç sevmemiş, okuduğumda çok ağlamıştım. Büyüyüp masal yazmaya başladığımda onlarca masal yazdım. Hiçbirinde çocukları ağlatmayı düşünmedim.  Neden ağlatayım, güldürmek, eğlendirmek, mutlu etmek varken?

En sevdiğim kahramanlar, peri kızlarıydı.  Onlar, herkesin dileklerini yerine getirirdi.  Yaşamım boyunca, bir peri kızı olmayı, herkesin dileklerini yerine getirebilmeyi düşledim.

Yaşamda hüzünler, umutsuzluklar var mı?  Elbette var.  Önemli olan, sorunlarla baş edip onları yenebilmek.  Bu gücün kendi içimizde olduğunu bilmesini isterim okurlarımın... 

*Kitaplarınızdaki resimleri çok beğeniyoruz. Çocuk kitaplarının resimleri o kitaba ne katar? Sizce de önemli midir?

Resimler elbette çok önemli.  Resimler metinle bütünlük içinde olmalı; resim başka şey, metin başka şeyi anlatıyor olmamalı. 

Resimler, çocuklarda estetik alımlamayı, sanata olan duyarlılığı geliştirir.

Ben kitaplarımı resimleyecek ressamları, kitabın öyküsüne göre seçerim.  Hangi tür konuyu kim en iyi resimleyebilir diye düşünürüm.  Bazı ressamlar doğayı çok iyi çizerler ama tipleri sevimli olmayabilir.  Kimi hayvan tiplemelerinde, kimi insan tiplemelerinde daha başarılıdır.  Ben de öykü ya da masalın içeriğinde ne varsa, ressamı ona göre seçer, resimlemesini isterim.

*Son olarak çocuk okurlarınızla ilişkinizi soracağım. Bu ilişkiyi ve çocuklar için bir şeyler üretmek sizi nasıl etkiliyor?

Şimdiden röportaj için benim ve okulum adına çok teşekkürler. 

Çocuk okurlarımla aram pek iyidir.  Dosyalar dolusu mektuplarım vardır, onları saklarım.  Hiçbir mektup da yanıtsız kalmamıştır; çok işim olsa bile, bana her ulaşan okura yanıt yazarım.  Mektup almanın heyecanını çok iyi bilirim.  Ben küçükken, yazdığım bir mektuba yanıt gelmesini nasıl heyecanla  ve merakla beklerdim, hiç unutabilir miyim?

Okurlarımın da aynı heyecanı duyduğundan eminim.  Onları üzer miyim hiç? 

Çocuklar için bir şeyler üretmek, benim içimdeki çocuğu iyice açığa çıkardı.  Eğer çocuklar için yazmasaydım, belki o çocuk gizleniyor olabilirdi.

Çocuklar için yazmaya nasıl başladım, bunu da merak edersin diye, ekte ilk masalımın yazılış öyküsünü yolluyorum. 

Bütün sınıf arkadaşlarına ve öğretmenine selamlarımı ve sevgilerimi iletmeni dilerim.

 


+ 0
+ 0

Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.