Başlıklar

En Yeni Kitaplarım

bir_ayagi_yerde
bu_ne_bicim_kardes
cok-uslu_yaramazlar-1
cok_uslu_yaramazlar_2
kayip_kitapliktaki_iskelet_3a
koku_delisi-3
miymiy_teyze-3a
miymiy_teyze-4a
renk_delisi-2
ses-delisi
tak_tak_tak-sans_geldi
ucan-siirler

Merve Nur Şencan - 2010

İçerik - SÖYLEŞİLER
PrintEmail
Article Index
Merve Nur Şencan - 2010
Sayfa: 2
All Pages

MALTEPE ÜNİVERSİTESİ

OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ -2. Sınıf

Merve Nur Şencan (Yusuf Çotuksöken’in öğrencisi)

2010

 

Çocuk yazarı olmaya ne zaman karar verdiniz?

Ben çocuk kitabı yazarı olmaya karar vermemiştim, sadece “yazar” ya da “şair” olacaktım. 1967’de tuttuğum günlüğüme böyle yazmıştım. (eke koydum).

1971’de İzmir Amerikan Kolejinden mezun olup İstanbul’a gelince, yazı örneklerimi o zamanın Hayat Mecmuası yazı işleri müdürü Çetin Emeç’e götürdüm ve yazmak için adıma bir köşe istedim.

Hayat Mecmuasında başladığımda 1973 idi. Daha sonra Elele Dergisi’ne geçtim.  1982’de ilk kitabım “Kent Duygusu”nu yayımladım.

Çocuk edebiyatına geçişim 1989’de, kendi çocuklarıma anlattığım masallarla oldu. Bu masalları daktilomda yazıp alfabetik sıraya dizmiştim. Hangi masalı istiyorlarsa, onlara o masalı okuyordum.  Daha sonra, bu masalların bütün çocuklarla paylaşılabilecek birer kitap olduğunu fark ettim Böylece kendimi birden çocuk edebiyatının içinde buluverdim!

Çocuk yazarlığının zor yanları var mı?/güzel yanları var mı?

Çocuklar için yazmanın büyük bir dikkat ve sorumluluk istediğini biliyorum.  Ama bu zor gelmiyor bana.  Çünkü zaten içimdeki çocuk, yazarken bana yön veriyor ve hata yapmamı önlüyor.

Zor yanları... İyinin takdir edilmekte her zaman gecikildiği ve göz ardı edildiği bir ülkede, çoğu kez niteliksizin niteliğe baskın çıktığı bir ortam içinde var olmaya, dayanmaya çalışmak ve bunun getirdiği üzüntüler...

Güzel yanı ise, her zaman çocuklarla birlikte olmak, onların gözlerindeki ışıkla yıkanmak, kendi içinizdeki çocuğu hep canlı tutabilmek...

Çocuk kitapları yazarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Aslında keşke, bu bir soru olarak yazarına sorulmasa da, kitapları okuyan araştırmacılar, yazarın nelere dikkat ediyor olduğunun farkındalığıyla, bu konuda görüş bildirebilse... 

Çoğu kez yazar olarak ne yapmak istediğimiz, neye dikkat ettiğimiz, hangi konuları seçtiğimiz vb. gibi sorular bize soruluyor. Oysa bu soruların yanıtları okurlarda olmalı.  Onlar söylemeli, onlar karar vermeli kitaplarımız ve yazınsallığımız için. 

Ve siz, bu konuda çalışma yapan gençler de, yorumlarınızı, kendi görüşlerinizi ve yargılarınızı katabilmelisiniz... 

Çocuk kitaplarınızın biçim  dizaynına nasıl  karar veriyorsunuz? 

Tasarımın nasıl olacağına çoğu kez metnin içeriği karar veriyor.  Yani metni oluştururken, içeriğin hangi yaş grubuna seslendiğine bağlı olarak, görselliği de gözümün önüne gelir. Böylece, görsellik ve metin, kitabın ebadını ve tasarımın düzenini ortaya çıkarır.

Yazdığım her ne ise, onun resimsiz, ölçülendirilmiş boş bir maketini yaparım. Ressamın resimlerini çizebilmesi için, sayfalarda metnin nerede ve hangi ölçüde yer alacağını bilmesi gerekir.  Bu nedenle, makette yazı karakteri ve punto da belirlerim. 

Kitaplarınızın içeriğindeki resimlere, resimleyen kişi ile birlikte mi karar veriyorsunuz? 

Ressama göre değişebiliyor. Nazımın geçtiği ressam arkadaşlarıma hayal ettiğim kompozisyonu ve gördüğüm renkleri aktarabilirim.

Bazen yapılan bir resim, hayalime hiç uymayabilir; ama hayalimdekinden daha güzel olabilir. Yani hem ressam hem yazar birlikte fikir üretip uyum içinde olabilirlerse; gerektiğinde ressamın çizgileri, gerektiğinde yazarın metni, küçük dokunmalarla değiştirilerek; son derece uyumlu ve mükemmel sonuçlara ulaşılabilir.

Metin ve resim, birbirinden ayrı ayrı çalışılıp kitapta birleştirildiğinde ise, bu mükemmelliğin yakalanması biraz zor olur.

Okulöncesi dönemdeki çocuklar ile ilgili kitap hazırlarken nelere dikkat ediyorsunuz? 

Okul öncesine yazan bir yazar olarak nelere dikkat ettiğimi ben biliyorum. Ama acaba yarının öğretmenleri adayları olarak, sizler biliyor musunuz; asıl önemli konu bu.

Nelere dikkat etmişim? Hepsi kitaplarımda var... Bunları bir bir keşfedip listeyebilmenizi dilerim. 

Çocuk kitaplarınızın konularını nasıl belirliyorsunuz?

Konular çoğu kez kendisi çıkagelir yaşamın içinden.  Şu konuda yazayım diye bir kaygım yoktur. Okul öncesi sürecindeki bir çocuğun gereksinimlerini, beklentilerini ve gelişimini takip ettiğinizde, zaten tüm konu başlıklarını çocuğun yaşamının içinde görebilirsiniz.

Masal dizisinin tümü, 3-9 yaş çocukların gelişme ve büyüme sürecinde karşılaşacakları kavramların hemen hemen tamamını içerir.

Yalnızca birkaç konu vardı, bunlardan söz etmeliyim ama, nasıl yapacağım diye kaygılandığım... Çocukları incitmeden bu konulardan söz edebilmek için iki yıla yakın düşündüm masalları yazana kadar.  Bu konular: Ölüm, alt ıslatma ve hırsızlık...

Yazdığınız çocuk kitapları, çocukluğunuzla ilgili bir şeyler içeriyor mu?

İnsan yaşamın hiçbir evresinde kendi deneyimlerini yok sayamaz. Bizi başarıya götürecek olan zaten deneyimlerimizden süzdüğümüz yorumlar ve birikimlerdir. 

Yaşamın her alanında deneyimlerimiz bize eksiklerimizi gösterir, neyi nasıl yapacağımızı, neyi değiştirmemiz gerektiğini, hangi yöntemin daha etkin olduğunu, nasıl davranırsak nasıl bir sonuca ulaşacağımızı... Deneyimler bizi zenginleştirir ve derinleştirir.  Onlardan yararlanmamak, deneyimsizlik olur!

Elbette dün, bugün ve yarınlar harmanlanmıştır her kitapta.  Ancak böyle zenginleşebilir bir metin.

Çocukken nasıl kitaplar okurdunuz?-kitap okuma alışkanlığınız var mıydı?

Çocukluğumda şimdiki gibi özgün çağdaş kitaplar yoktu. Hemen hepsi, “klasik” diye tanımladığımız, kimi güzel, kimi sıkıcı, kimi inandırıcılıktan uzak, kimi heyecanlı kitaplardı.  Poliyanna ile yaşamdan talepkar olmamayı ve beklemeyi öğrendik. Keloğlan ile kurnazlığı ve uyanıklığı... Andersen ve Grimm masallarıyla hayal kurmayı. Tuğcu’nun kitaplarıyla içlenip ağlamayı... Jules Verne ile maceralara atılmayı...

Hepsi de farklı deneyimler kazandırdı elbette. Ancak çağdaş diyebileceğimiz kitaplar yoktu. Bize giderek değişen günlük yaşamımızda yol gösterici olacak ve bilinmedik değişimlere ve beklenmedik gelişimlere açılmakta olan geleceğimize ışık tutacak kitaplar yoktu... Bu tür kitaplar, ülkemizde 90’lı yıllardan sonra yayımlanmaya başladı. Kimi yabancı dillerden çevrilerek yayımlandı, kimi de yerli yazarlarımız tarafından kaleme alındı.

Çocukluğuda harçlığım azdı, ailemin kitap armağan alma alışkanlığı olmadığı gibi, okumayı destekleyen büyüklerimiz de yoktu.  Yine de, bulabildiğimce okurdum.  Seveceğim, beni eğlendirecek, ya da maceradan maceraya sürükleyecek kitapları okurdum. Yenisini bulamazsam, eskilerini tekrar tekrar okurdum. 



Aytül Akal

© Copyright 2011. Aytül AKAL

Tüm Hakları Saklıdır.

All rights reserved

 

aytulakal.com, bağımsız, kişisel web sitesidir. Bu sitenin içeriği, yazılı izin alınmadıkça hiç bir şekilde kullanılamaz.

 

 

Yabancı Yayıncılarım

Not: Amazon.com yurtdışında yayımlanan kitaplar için kaynak olarak kullanılabilir.